Akdeniz'de, Körfez ve Karadeniz'de yaşanan son gelişmeler, artan çatışma riskleri ve bitmeyen savaşlar, güçlü bir ordu ve modern bir deniz gücüne sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor. Özellikle Türkiye'nin -bir dizi ülkenin ittifak hamlesiyle- Doğu Akdeniz'de sıkıştırılmaya, kıskaca alınmaya çalışıldığı şu ortamda güçlü bir deniz filosu hayati önem taşıyor. Türkiye uzun yıllar boyunca Deniz Kuvvetleri'nde eski Amerikan, İngiliz, Fransız yapımı gemilerle savunma ihtiyaçlarını karşıladı.
Haberin DevamıÇoğu oldukça yaşlı olan bu deniz platformları, Türk Deniz Kuvvetleri'nin üstün disiplini, ciddi bakım ve onarım kapasitesiyle uzun yıllar başarıyla hizmette kalabildi. Türkiye bir süredir gemilerini, denizaltılarını, hücumbotlarını yenilemek için olağanüstü bir seferberliğe girişti. Kısa süre önce hizmete giren, çok amaçlı TCG Anadolu gemisi bunun somut örneklerinden. Aynı yenilenme faaliyetleri paralel olarak denizaltılar kategorisinde yürütülüyor. Bu hamlenin en önemli temsilcilerinden TCG Hızır Reis Denizaltısı ile ilgili detaylı bir yazı ve içerik yayımlamıştım. Türkiye'nin ilk millî fırkateyni TCG İstanbul (F-515) bu bağlamda çok dikkat çeken, çok değerli bir gemi. Gölcük'te bu etkileyici savaş gemisini detaylı şekilde inceleme ve ziyaret etme imkânı buldum.
Geminin köprü üstünden savaş harekât merkezine, yaşam alanlarından makine dairesine kadar pek çok bölümünü yakından inceledim. TCG İstanbul Gemi Komutanı Deniz Yarbay Hüseyin Gökçen Moralıoğlu ile geminin görevlerini, harekât kabiliyetini ve mürettebatın çalışma düzenini; Başçarkçı Deniz Binbaşı Enis Salman ile de geminin sevk sistemi, makineleri, enerji altyapısı ve teknik işleyişini konuştum. Şunu da ifade etmek istiyorum: Geçtiğimiz günlerde Gölcük'te icra edilen Teknofest Mavi Vatan etkinliği çerçevesinde onbinlerce vatandaş Türk Deniz Kuvvetleri'nin imkân ve kabiliyetlerini yerinde görme, gemilere dokunma fırsatı buldu. Savunma ve teknoloji konularında ilginin artması ve bilgi düzeyinin pekişmesine ciddi fırsat veren, iletişim etkinliklerine imkân sağlayan, teşvik eden Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'i kutluyorum. Faaliyetlerin kusursuz şekilde icra edilebilmesi için gemi hazırlıklarını yerinde denetleyen Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu da bu başarının haklı gururunu yaşadı. MİLGEM Projesi'nin beşinci, İstif sınıfının ise ilk gemisi olan TCG İstanbul; Türk Deniz Kuvvetleri'nin keşif, gözetleme, hava savunma, suüstü ve denizaltı savunma harbi kabiliyetlerini ileri bir seviyeye taşıyor. Yüksek yerlilik oranı, millî silah ve sensör sistemleri, gelişmiş elektronik harp yetenekleri ve uzun süre denizde görev yapabilme kapasitesiyle yalnızca güçlü bir savaş gemisi değil, Türkiye'nin denizcilik teknolojisinde ulaştığı düzeyin de en önemli göstergelerinden biri. STM ana yükleniciliğinde, Türk mühendislerinin imzasıyla İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda inşa edilen TCG İstanbul'un yapımında 220'den fazla yerli şirket görev aldı. Yaklaşık yüzde 80 yerlilik oranına ulaşan gemi, 23 Ocak 2021'de denize indirildi ve 19 Ocak 2024'te düzenlenen törenle Türk Deniz Kuvvetleri'ne teslim edilerek hizmete girdi. 113.2 metre uzunluğa, 14.4 metre genişliğe ve yaklaşık 3 bin ton deplasmana sahip TCG İstanbul, 29 deniz milinin üzerindeki azami sürati ve uzun menzili sayesinde açık denizlerde ve farklı coğrafyalarda görev yapabiliyor. Gemide helikopter ve insansız hava araçları için uçuş güvertesi ile hangar da bulunuyor. TCG İstanbul'un silah ve savunma kapasitesi: 16 adet ATMACA gemisavar füzesi, Millî Dikey Atım Lançer Sistemi MİDLAS, HİSAR-D RF hava savunma füzeleri, 76 mm baş topu, 35 mm çift namlulu GÖKDENİZ yakın hava savunma sistemi, İki adet 25 mm STOP uzaktan komutalı silah sistemi, hafif torpidolar ve denizaltı savunma harbi sistemleri, gelişmiş radar, sonar, elektro-optik ve elektronik harp donanımları, ADVENT savaş yönetim sistemiyle bütünleşiyor.

8