Otoyol ve köprüler satılmayacak

Ankara'da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile iftar sofrasında uzun bir sohbet gerçekleştirdik. Uraloğlu, kabinenin en yoğun çalışan isimlerinden. Sohbetimizde yalnızca ulaştırma projelerini değil; bölgesel krizlerin hava, kara ve deniz ulaşımına etkilerini de kapsamlı biçimde değerlendirdik. Orta Doğu'da yaşanan İran- ABD-İsrail gerilimi, küresel lojistik hatlarını da doğrudan etkiliyor. Bunun en somut örneklerinden biri Hürmüz Boğazı. Dünya enerji ticaretinin kalbi sayılan bu kritik geçiş noktası şu günlerde olağanüstü bir güvenlik ortamı içinde. Bakan Uraloğlu'nun verdiği bilgiye göre bölgede Türk sahipli 15 gemi bulunuyordu. İran limanını kullanan bir gemi gerekli izinler alınarak boğazdan geçirildi; 14 gemi ise hâlen bekleme konumunda.

Haberin Devamı

Orta Doğu'daki kriz yalnızca deniz taşımacılığını değil, hava ulaşımını da doğrudan etkiliyor. Türkiye, bölgedeki riskler nedeniyle İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye uçuşlarını durdurmuş durumda. Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn seferleri ise günlük olarak yeniden değerlendiriliyor. Buna karşılık Riyad, Cidde, Medine ve Maskat hatları daha aktif kullanılabilen güzergâhlar olarak öne çıkıyor. Krizin ortasında dikkat çeken bir başka gelişme ise Nahçıvan'daki havalimanına yönelik drone saldırısı sonrası Azerbaycan'a ait iki uçağın Iğdır'a iniş yapması oldu. Türkiye, bu uçakların güvenli şekilde Nahçıvan'a ulaşmasını sağlayarak bölgedeki kriz yönetiminde önemli bir rol üstlendi. Ulaştırma Bakanı'nın verdiği bilgiler Türkiye'nin kriz anlarında alternatif lojistik rotaları hızla devreye sokabilme kapasitesini de ortaya koyuyor. İran üzerinden geçen kara trafiği Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan hatlarına yönlendirildi. Bu tür adımlar, Türkiye'nin yalnızca bir transit ülke değil aynı zamanda bölgesel lojistik koordinasyon merkezi olduğunu gösteriyor.

ULAŞIM AĞI GENİŞLİYOR

Son dönemde kamuoyunda tartışılan bir diğer konu da otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi iddiaları. Bakan Uraloğlu bu konuda oldukça net konuşuyor: Otoyolların ve köprülerin satılması söz konusu değil. Ancak önemli bir gerçek var. Türkiye'nin ulaşım altyapısı büyüdükçe bakım maliyetleri de artıyor. Yolların belirli aralıklarla ağır bakımdan geçmesi gerekiyor. Bu noktada üzerinde çalışılan model, bazı hatların belirli sürelerle işletme hakkının devredilmesi ve bakım maliyetlerinin işletmeci tarafından üstlenilmesi. Yani devlet varlıklarını satmıyor; aksine değerini koruyacak bir işletme modeli üzerinde çalışıyor. Nitekim Yavuz Sultan Selim Köprüsü 2028'de, Kuzey Marmara Otoyolu 2030'da, 1915 Çanakkale Köprüsü ve bağlantı yolları ise 2034'te devlet tarafından devralınacak.

Haberin Devamı

HAVALİMANI AĞI BÜYÜYOR

Türkiye son yirmi yılda havacılıkta büyük bir dönüşüm yaşadı. 2002 yılında 26 olan havalimanı sayısı bugün 58'e ulaştı. Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarının tamamlanmasıyla bu sayı 60'a çıkacak. Yeni projeler de gündemde. Aydın Çıldır Havalimanı ticari uçuşlara açılacak. Külliye'ye 7 kilometre mesafedeki Etimesgut Havalimanı ise NATO Zirvesi öncesinde protokol ve yedek havalimanı olarak hizmete girecek. Trabzon'da ise deniz üzerinde inşa edilecek yeni bir havalimanı planlanıyor. Bu proje Karadeniz kıyısındaki üçüncü deniz havalimanı olacak. Ankara için en kritik projelerden biri de Esenboğa Metro Hattı. YHT Gar'dan başlayacak ve üniversite bölgesine kadar uzanacak hat yaklaşık 36 kilometre uzunluğunda olacak. Bakanlık bu projenin yaklaşık beş yılda tamamlanabileceğini öngörüyor.

Haberin Devamı

5G VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Türkiye iletişim altyapısında da yeni bir döneme hazırlanıyor. Türkiye'de yaklaşık 95 milyon cep telefonu bulunuyor ve bunların 32 milyonu 5G uyumlu. Bakan Uraloğlu'na göre ilk 5G sinyali 1 Nisan'da verilecek ve iki yıl içinde tüm Türkiye kapsama alanına alınacak. 5G yalnızca daha hızlı internet anlamına gelmiyor. Akıllı ulaşım sistemlerinden tren sinyalizasyonuna, akıllı şehir uygulamalarından uzaktan cerrahi operasyonlara kadar birçok alanda dönüşüm sağlayacak.