Ekonomide rakamlar kadar, iş dünyasının o rakamları nasıl okuduğu da önemlidir. Bu nedenle Türkiye'nin en güçlü ve etkili meslek örgütlerinden biri olan MÜSİAD'ın ekonomiye ilişkin değerlendirmeleri yakından izleniyor. MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir'in basın mensuplarıyla yaptığı son toplantıda verdiği mesajlar da bu bakımdan dikkate değerdi. Özdemir'in açıklamalarında iki ana başlık öne çıktı: Türkiye ekonomisinin dezenflasyon sürecinde üretim kapasitesini nasıl koruyacağı ve 23-26 Eylül tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek MÜSİAD EXPO'nun yeni ticaret bağlantıları bakımından taşıdığı potansiyel. Bu iki başlık aslında birbirinden ayrı değil. Türkiye, içeride enflasyonu düşürmeye çalışırken dışarıda ihracatını, pazar çeşitliliğini ve küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmek zorunda. MÜSİAD EXPO da tam olarak bu arayışın somutlaştığı platformlardan biri olacak. İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek dev organizasyonda MÜSİAD, 114 ülkeden 50 bini aşkın profesyonel ziyaretçi ile 70 ülkeden 400'ün üzerinde alım heyetini İstanbul'da buluşturmayı planlıyor. İkili iş görüşmeleri ve ticari diplomasi temasları sonucunda hedeflenen iş hacmi ise yaklaşık 5 milyar dolar.
Haberin DevamıMÜSİAD EXPO, Türk şirketlerinin yeni müşterilere ulaşmasının yanı sıra Türkiye'nin üretim yeteneklerini, sektörel çeşitliliğini ve alternatif tedarik merkezi olma iddiasını uluslararası iş çevrelerine anlatacağı bir ekonomi diplomasisi platformu niteliği taşıyor. Küresel ticaretin belirgin biçimde yavaşladığı, jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiği bir dönemden geçiyoruz. Çin ile ticarette yükselen bariyerler ve şirketlerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirme çabaları, Türkiye bakımından yeni fırsatlar oluşturabilir. Ancak bu fırsatın kalıcı kazanca dönüşmesi için teknoloji, kalite, lojistik, finansman ve öngörülebilirlik alanlarında güçlü bir bütünlük gerekiyor. MÜSİAD Başkanı'nın ekonomiyle ilgili mesajlarının merkezinde de bu gerçek vardı. Özdemir, enflasyonla mücadeleye destek verirken üretimin aşırı biçimde soğutulmaması gerektiğini söylüyor. Enflasyonun düşürülmesi hedefine ulaşılmaya çalışılırken sanayicinin yatırım iştahının kaybolması, işletme sermayesinin erimesi ve üreticinin finansmana erişiminin uzun süre zorlaşması başka sorunlar doğurabilir. Bugün politika faizinin yüzde 37 olduğu bir ortamda işletmelerin yüzde 60'lara ulaşan maliyetlerle faaliyet göstermesinin sürdürülebilir olmadığı yönündeki uyarı, reel sektörün içinde bulunduğu durumu açık biçimde ortaya koyuyor.

10