Kanada ile Türkiye yeni sayfa açabilir

Davos 2026, yalnızca küresel ekonomi başlıklarının tartışıldığı bir zirve değil; aynı zamanda dünyanın hangi yöne evrildiğini, hangi değerlerin aşındığını ve hangi ülkelerin bu kırılgan dönemde sorumluluk almaya hazır olduğunu gösteren bir turnusol kâğıdıydı. Türkiye'yi siyasi düzeyde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın temsil ettiği zirvede, iş dünyasından Fuat Tosyalı ve OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş gibi önemli isimler de yer aldı. Bu yıl zirvenin bana göre en fazla ses getiren konuşmalarından birini Kanada Başbakanı Mark Carney yaptı. Konuşmanın içeriği kadar tonu da dikkat çekiciydi: Sakin, ölçülü, kurumsal akla yaslanan ve popülizme mesafe koyan bir dil.

Haberin Devamı

Carney, dünyada kurallara dayalı uluslararası düzenin ciddi biçimde sarsıldığını, belirsizliğin artık istisna değil, yeni normal hâline geldiğini vurgularken özellikle son yıllarda ABD merkezli dalgalanmaların, öngörülebilirliği zayıflattığını ima eden net mesajlar verdi. "Güçlü olanın kuralsızca hareket ettiği bir dünya, orta ölçekli ülkeler için daha fazla risk üretir" uyarısı, yalnızca Kanada'yı değil, Türkiye gibi stratejik derinliği olan ülkeleri de doğrudan ilgilendiriyor. Kanada'nın uluslararası sistem içindeki ağırlığı çoğu zaman sessiz ama belirleyicidir.

G7 üyesi, NATO'nun kurucu ortaklarından biri, küresel finans mimarisinde güvenilir bir liman olarak kabul edilen bankacılık sistemiyle istikrar üreten bir aktördür. Enerji, kritik madenler, tarım ve temiz teknoloji alanlarında dünya tedarik zincirlerinin kilit halkalarından birini oluşturur. Kanada'yı değerli kılan yalnızca üretim kapasitesi değil; öngörülebilir hukuk sistemi, kurumsal sürekliliği ve kriz dönemlerinde bile rasyonel çizgisini koruyabilme refleksidir.

Kanada, nominal milli gelir sıralamasında dünyanın ilk 10-12 ekonomisi arasında yer alıyor. Dış ticaret hacmi son yıllarda 1 trilyon doların üzerine çıkmış durumda; ihracatı yaklaşık 550-600 milyar dolar bandında. Türkiye-Kanada ilişkileri ise ne yazık ki son yıllarda bazı gereksiz kırılmalar yaşadı. Özellikle Türkiye'nin İHASİHA programında kullanılan optik ve kamera sistemlerine uygulanan ambargo, kısa vadede lobilerin etkisinde siyasi bir refleks gibi sunulmuştu. Ancak orta vadede bu kararın sonucu çok net oldu: Baykar ve ASELSAN, çok daha ileri yerli çözümler geliştirdi.

Haberin Devamı