İstanbul'dan dünyaya uzanan 35 uzun yıl

Bazı insanları tanımak, yaşadığınız şehri ve ülkeyi başka bir gözle görmenizi sağlar. Tarihin kitaplarda kalan bir anlatı olmadığını, kurumların, geleneklerin ve insanların hayatında varlığını sürdürdüğünü daha iyi anlarsınız. Çok uzun yıllardır tanıdığım İstanbul Rum Patriği Bartholomeos, benim için böyle bir isim. 22 Ekim 1991'de Patrik seçilen Bartholomeos, bugünlerde patrikliğinin 35'inci yılını kutluyor. Tarihî sorumluluğu ve sembolik ağırlığı böylesine büyük bir kurumu 35 yıl boyunca yönetmek, başlı başına önemli bir sınav. Üstelik dünyanın, uluslararası ilişkilerin ve dinler arasındaki dengelerin derinden değiştiği bir dönemde. Bu uzun yolculukta dünya liderlerinin saygısını, inananların sevgisini kazanabilmek; kurumunu temsil ederken kişisel sadeliğini koruyabilmek ayrıca kıymetli.

Haberin DevamıHaberin Devamı

Patrik'i yalnızca resmî görüşmelerde ve törenlerde tanımadım. Kendisiyle Yunanistan'da Aynoroz'a, Ukrayna'da Kyiv'e, Vatikan'a, Küba'nın başkenti Havana'ya ve Washington'a seyahat etme imkânım oldu. Uluslararası ilişkileri, tarihi, kültürü ve dinler arasındaki ilişkileri yakından takip eden bir gazeteci olarak bu yolculuklarda tarihî buluşmalara tanıklık edebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum.

Bu temaslar sırasında, Küba'nın o dönemdeki Devlet Başkanı Fidel Castro'yla, dönemin Ukrayna liderleriyle ve Moskova Patriği II. Aleksey'le konuşma fırsatı buldum. Patrik'in ABD'nin önceki Başkanı Joe Biden ile görüşmesini de takip ettim. Birbirinden çok farklı siyasi gelenekleri ve dünya görüşlerini temsil eden bu isimlerin bulunduğu ortamlarda dikkatimi çeken ortak bir husus vardı: Bartholomeos'a gösterilen yüksek düzeyde saygı. Bunun elbette temsil ettiği makamın tarihî niteliğiyle ilgisi var. Ancak yıllar içinde gördüm ki bu itibarın oluşmasında kişiliğinin, birikiminin ve insanlarla kurduğu ilişkinin de çok büyük payı bulunuyor.

Patrikhane, İstanbul'da bulunan, evrensel etkisi ve ilişkileri dünyanın çok farklı coğrafyalarına uzanan bir kurum. Ortodoks dünyasında tarihî bir önceliği ve manevi ağırlığı var. Bu konumu, bütün Ortodoks kiliseleri üzerinde tek merkezden işleyen otoriter bir yönetim yetkisi gibi düşünmemek gerekir. Farklı kiliselerin kendi yapıları ve zaman zaman farklı yaklaşımları bulunuyor. Tam da bu nedenle böylesine köklü bir geleneği temsil etmek; sabır, tarih bilgisi ve güçlü bir diyalog kabiliyeti gerektiriyor.

Haberin DevamıHaberin Devamı

Bartholomeos'un 35 yıllık görevini değerlendirirken bu zorluğu da hesaba katmak gerektiğine inanıyorum. Türkiye'de yeterince bilinmediğini düşündüğüm bir başka husus, Patrik'in hayat hikâyesi. Bartholomeos, Gökçeada doğumlu bir Türk vatandaşı. Heybeliada Ruhban Okulu'ndan 1961'de mezun olmuş, ardından Türkiye'de askerlik görevini yerine getirmiş bir insan. Hayatının ilk yılları, eğitimi ve kişisel hafızası bu ülkenin coğrafyasıyla iç içe.

BİLGE BİR DİNÎ LİDER

Okul yıllarından itibaren ciddiyeti, çalışkanlığı, mütevazılığı ve insanlara gösterdiği saygıyla tanınmış. Uzun yıllara yayılan tanışıklığımızda bu özelliklerin hayatındaki devamlılığını gördüm. Bugün de çalışma disiplinini koruyor. İlerleyen yaşına rağmen düzenli yürüyüşler yapıyor, günlük işlerini mümkün olduğunca kendisi görüyor.

Haberin DevamıHaberin Devamı

Resmî fotoğrafların her zaman anlatamadığı bir tarafı da var: Son derece esprili bir insan. Çocuklara ve hayvanlara sevgisi, doğaya yakınlığı da kendisini tanıyanların dikkatinden kaçmaz. Bartholomeos'un dünyada 'Yeşil Patrik' olarak tanınması da doğaya duyduğu ilginin bir sonucu.

Çevrenin korunmasını dinî ve ahlaki bir sorumluluk olarak ele alan öncü dinî liderlerden biri oldu. Bartholomeos'u, Türkiye'nin dünyada daha iyi anlaşılması ve tanınması için samimi gayret gösteren bir insan olarak gördüm. Türkiye'nin Avrupa'yla ve uluslararası kurumlarla ilişkilerinin gelişmesini, kendi faaliyet alanında desteklediğine tanık oldum. İstanbul'dan dünyaya ulaşabilen böylesine tarihî bir kurumun varlığının, ülkemiz açısından taşıdığı değerin daha iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum.