İsrail'de neredeyse başa baş geçen seçim sonucunda iktidar kapısının kime açılacağı henüz belli değil. Üç yılı aşan savaş döneminin ardından yapılan seçim, derin biçimde bölünmüş bir ülkenin fotoğrafını ortaya koyuyor. Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud ilk sırada. Fakat İsrail'de birinci gelmek, hükûmeti kurmaya yetmiyor.
Asıl mesele, 120 sandalyeli parlamentoda 61 milletvekilinin desteğini bulabilmek. Oyların büyük kısmının sayımının tamamlandığı aşamada Netanyahu ve ortakları da eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un etrafındaki muhalefet bloku da tam olarak çoğunluğu sağlayamıyor. Netanyahu'nun yenildiğini ilan etmek için erken. Ancak seçmenin kendisine rahat bir yönetim yetkisi verdiğini söylemek de mümkün değil. Muhalefetin sorunu ise Netanyahu karşıtlığını ortak bir hükûmet programına dönüştürmek.
REKABETTE ÖNE ÇIKAN İKİ İSİM
Haberin DevamıHaberin DevamıSeçimin en dikkat çekici gelişmesi, Arap partilerinin kazandığı ağırlık. İsrail vatandaşı Filistinlilerin sandığa yönelmesi, yıllardır siyasi tartışmaların kenarında tutulmak istenen bir topluluğu hükûmet denkleminin merkezine taşıdı. Ülke genelindeki katılım yüzde 77.7 ile 1999'dan bu yana en yüksek düzeye çıktı. Netanyahu, Arap partilerine dayanacak bir hükûmete karşı çıkıyor. Muhalefetin içinde de böyle bir iş birliğini reddedenler var. Dolayısıyla Arap partilerinin kilit konuma gelmesi, mutlaka hükûmet ortağı olacakları anlamını taşımıyor. Onlarla iş birliğinin reddedilmesi, Netanyahu'nun görevde kalmasını kolaylaştırabilir.
SAVAŞLARIN ETKİSİ
Bu seçimi anlamak için yalnızca parti liderlerine bakmak yeterli değil. İsrail toplumunun içinde yaşadığı güvenlik psikolojisini de görmek gerekiyor. 7 Ekim saldırısının yarattığı travma ve ardından birbirini izleyen savaşlar, güvenliği gündelik hayatın merkezine yerleştirdi. Benim gördüğüm tablo, İsrail'in giderek bütün meselelerini tehdit algısı üzerinden değerlendiren bir güvenlik devletine dönüşmesi. Böyle bir ortamda seçmen, yönetimden hesap sorarken bile kendisini kimin koruyacağını düşünüyor. Daha sert bir lider arayışını da sürdürebiliyor.
Haberin DevamıHaberin DevamıTürkiye'de sıkça sorulan soru şu: Netanyahu giderse ilişkiler düzelir mi İsimlere yakından bakınca kolay bir iyimserliğe yer olmadığı görülüyor. Netanyahu, Türkiye ile gerilimi seçim kampanyasının parçası yaptı. Likud'un propaganda afişlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yer verilmesi, Ankara karşıtlığının iç siyasette nasıl kullanıldığını gösteriyor. Ancak Naftali Bennett de Türkiye konusunda sert bir çizgide. Netanyahu'yu, Ankara'dan kaynaklandığını savunduğu tehdidi yeterince önemsememekle suçluyor. Bennett'in seçim ortağı Yair Lapid ise Türkiye ile tansiyonu düşürme imkânlarının araştırılmasına daha açık.

11