Gazeteciliğin yeni mücadelesi

Yapay zekâ ile ilgili tartışmalar artık bilim kurgu filmlerinin konusu olmaktan çıktı. Bugün iş dünyasından eğitime, sağlıktan savunma sanayiine kadar hemen her alanda hayatımızın merkezine yerleşen bir dönüşüm yaşıyoruz. Ancak son günlerde İngiltere'de alınan bir karar, yapay zekâ çağının belki de en kritik tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Düzenleyici kurumlar, haber kuruluşlarına içeriklerinin yapay zekâ sistemleri tarafından kullanılmasına sınırlama getirme hakkı tanımaya başladı. İlk bakışta teknik bir düzenleme gibi görünen bu gelişme, aslında geleceğin bilgi ekonomisinin nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları veriyor. Çünkü bugün dünyanın en güçlü yapay zekâ sistemleri kendi bilgilerini üretmiyor. Onlar gazetecilerin yazdığı haberlerden, akademisyenlerin hazırladığı araştırmalardan, yazarların kaleme aldığı kitaplardan, sanatçıların ortaya koyduğu eserlerden ve milyonlarca insanın oluşturduğu dijital içeriklerden besleniyor. Başka bir ifadeyle yapay zekânın ham maddesi insan emeği. Eğer bu ham madde üretilmezse, yapay zekânın da besleneceği kaynak kalmayacak.

Haberin Devamı

Geçtiğimiz günlerde CNN Türk'te gerçekleştirdiğimiz yayında Demirören TV Medya Grup Başkanı Murat Yancı ile tam da bu konuyu konuşuyorduk. Murat Yancı'nın dikkat çektiği nokta son derece önemliydi. Yapay zekâ bilgi işleyebilir, analiz yapabilir, metin yazabilir hatta belirli ölçülerde yorum da üretebilir. Ancak haberin peşine düşemez. Bir savaş bölgesine gidemez. Bir fabrikanın üretim hattında gözlem yapamaz. Bir siyasetçiye zor sorular yöneltemez. Bir deprem bölgesinde insanların yaşadıklarını dinleyemez. Çünkü gazeteciliğin özü yazmak değil, gerçeğe ulaşmaktır. Aslında önümüzdeki yılların en büyük paradokslarından biri burada ortaya çıkacak gibi görünüyor. Bir tarafta içerik üretimi tarihin en ucuz dönemine giriyor. Birkaç saniye içinde milyonlarca kelime üretilebiliyor. Diğer tarafta güvenilir bilgiye ulaşmanın maliyeti artıyor. Çünkü sahaya gitmek, araştırmak, doğrulamak ve sorumluluk almak hâlâ insan emeği gerektiriyor. Bilgi miktarı arttıkça güvenilir bilginin değeri de yükseliyor. Bu durum sadece gazetecilik için değil, bütün meslekler için geçerli olabilir.

Haberin Devamı

Önümüzdeki on yıl içinde birçok rutin iş yapay zekâ tarafından gerçekleştirilecek. Muhasebe kayıtlarının önemli bir bölümü otomatikleşecek. Hukuki araştırmaların büyük kısmı birkaç saniyede tamamlanabilecek. Yazılım geliştirme süreçlerinin önemli bölümleri makineler tarafından yürütülecek. Ancak insanların tamamen ortadan kalkacağı bir dünya da görünmüyor. Tam tersine, yaratıcılık, eleştirel düşünce, liderlik, empati ve güven gibi özellikler daha değerli hâle gelecek. Belki de gelecekte şirketler çalışanlarını yalnızca teknik bilgiye göre değil, özgün düşünce üretme kapasitelerine göre değerlendirecekler.