Fidan'ın Körfez hattında kritik diplomasi trafiği

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ABD ve İsrail'in İran'la savaşını sona erdirmek amacıyla sürdürdüğü yoğun diplomatik gayretler Ramazan Bayramı boyunca Körfez ülkelerinde devam etti. Bakan Fidan ile Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan sonra Katar'ın başkenti Doha'ya geçtik. Katar'dan sonra da ziyaretin son durağı olan Birleşik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi şehrine geçtik. Bakan Fidan, Suudi Arabistan'da Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla olağanüstü gündemli zirvede bir araya geldi. Bakanların uzlaşmaya vardıkları bildirgede İran'ın Körfez'deki ülkelere yaptığı saldırılar kınandı. Bakanların bu açıklamasının ardından kamuoyunda "Bu ülkeler neden ABD ve İsrail'i eleştirmiyor, kınamıyor" gibi eleştiriler ve değerlendirmeler de geldi.

Haberin Devamı

Bakan Fidan, uçaktaki sohbette hem bu konudaki yorumlara hem de diğer gelişmelere ilişkin açıklamalar yaptı. Özetle aktarıyorum:

RİYAD'DAKİ TOPLANTI

Körfez ülkeleri bu toplantıyı tek bir gündemle organize etti: İran'ın bu ülkelere gerçekleştirdiği saldırılar konusunda bölge ülkelerinin değerlendirmelerini almak için yapıldı toplantı. Savaştan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen bütün bölge ülkeleri masa etrafındaydı. Ortak bir akıl araması amaçlıydı. Herkes durumun aciliyetini ortaya koydu. Tek gündem maddeli bir toplantıydı. Ortak açıklama da bunu yansıtıyor. Biz ilkesel tutumumuzu sürdürüyoruz. Hem İsrail'in saldırganlığına ve yayılmacılığına hem de İran'ın savaşı bölgeye yaymaya yönelik eylemlerine karşı çıkıyoruz. Nitekim yalnızca İran gündemiyle organize edilmiş olsa da Riyad'daki toplantıda, İsrail'in bu savaşın ortaya çıkmasındaki rolünü vurguladık. Dahası İsrail'in bölgedeki yayılmacılığının yarattığı tehdide ortak açıklamada değinilmesini sağladık. Zaten her platformda bu eleştirilerimizi en üst düzeyde dile getiriyor, adımlarımızı atıyoruz. İsrail'i en başından beri en güçlü şekilde eleştiren ülke Türkiye olmuştur. Toplantıdan hemen önce İran Dışişleri Bakanı Arakçi aradı. Ona da bizim bu konudaki tepkimizi ilettik. Körfez ülkelerini zor durumda bırakmanın İran'a fayda sağlamayacağını hep söylüyoruz. Körfez ülkelerine saldırarak bu ülkelerin ABD'ye baskı uygulamasını beklemek stratejik olarak da taktik olarak da doğru değil. Aksine İran, bu ülkelerle kalıcı bir husumetin zeminini hazırlamış oluyor.

Haberin Devamı

ASKERÎ KARŞILIK

Körfez ülkeleri yoğun saldırı altında bulunuyor. Bu savaşta İran'ın kendilerini neden hedef aldığını sorguluyorlar. 'Bizim bu savaşın çıkışıyla bir ilgimiz yok, o başka bir konu' diyorlar. 'Bize yapılan saldırı haksız bir saldırı ve bu saldırıya karşı cevap vermemiz gerekiyor' diyorlar. Körfez ülkeleri hava sahalarını ve ülkelerindeki üsleri İran'a karşı kullandırmayacaklarını en başta deklare ettiler. 'Biz bu savaşın parçası değiliz' diyorlar. Ayrıca İran'ın askeri üsler dışında sivil altyapıya da ekonomik hedeflere de saldırı yaptığını, bunun kasıtlı olduğunu söylüyorlar. Biz başından beri uyarıyoruz. Körfez ülkeleri mevcut durumun devam etmesi hâlinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Bu toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Son yoğun saldırılar da bunu tetikledi. Risk arttı. Bu durumun tüm bölgeyi içine çekecek uzun süreli bir savaşa doğru gitmesini biz hiçbir şekilde arzu etmiyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi için Riyad'da yapılan toplantı gibi başta bölgesel girişimler olmak üzere tüm diplomatik zeminleri kullanmaya devam edeceğiz. Maalesef başından beri yaptığımız bütün analizlerin doğru çıkması bizi üzüyor. Bir taraftan da geleceğe yönelik daha sağlıklı adım atmak için Türkiye'nin sesine ve görüşüne ne kadar ihtiyaç duyulduğunu görüyoruz. Bütün okurlarımıza iyi bayramlar, sağlıklı, huzurlu günler dilerim.