Dünyayı bekleyen tehlikeli kesişim

Dünya, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana belki de en karmaşık güvenlik denkleminden geçiyor. Ukrayna savaşı beşinci yılına yaklaşırken gerilim ise artık 'gölge savaş' tanımının sınırlarını aşmış durumda. Amerika Birleşik Devletleri'nin doğrudan askeri angajmanı, Körfez'deki güç gösterisi, Kızıldeniz'de yeniden tırmanan saldırılar ve son olarak Hazar Denizi'nde yaşanan gelişmeler, artık birbirinden bağımsız krizlerden değil, giderek birleşen tek bir jeopolitik cepheden söz etmemiz gerektiğini gösteriyor. Temmuz 2026 itibarıyla ortaya çıkan tabloyu yalnızca 'İran-İsrail savaşı' olarak okumak eksik olur. Aslında karşımızda, Washington, Moskova, Tahran, Tel Aviv ve Kiev'in aynı satranç tahtasında farklı hamleler yaptığı çok katmanlı bir güç mücadelesi bulunuyor. Artık savaşlar belirli cephelerde başlamıyor ve bitmiyor. Aynı anda uzayda uydu sistemleri, denizlerde ticaret yolları, hava sahasında insansız hava araçları, siber alanda kritik altyapılar ve küresel finans sistemi hedef alınabiliyor. İran da tam olarak böyle bir strateji inşa etti. Devrim Muhafızları'nın yıllardır oluşturduğu bölgesel ağ, yalnızca İran sınırlarını değil, Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'i de kapsayan geniş bir etki alanı oluşturuyor. İsrail ise bunu yalnızca bir güvenlik riski değil, varoluşsal bir tehdit olarak değerlendiriyor.

Haberin Devamı

Amerika Birleşik Devletleri açısından mesele yalnızca İsrail'in güvenliği değil; aynı zamanda Körfez'deki askeri varlığını, enerji yollarını ve küresel caydırıcılığını koruyabilmek. Ancak son günlerde yaşanan bir gelişme, savaşın coğrafyasının beklenmedik biçimde genişleyebileceğini gösterdi. Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde İran'a ait ticari bir gemiyi hedef alması, ilk bakışta Rusya-Ukrayna savaşının bir uzantısı gibi görülebilir. Oysa bu olayın sembolik anlamı çok daha büyük. Tahran, saldırıda bir denizcinin hayatını kaybettiğini açıklayarak Kiev'i uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı ve diplomatik protestoda bulundu. Ukrayna ise Rusya ile İran arasındaki askeri lojistik hatlarını hedef aldığını savunuyor. Bu gelişme bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor. Ukrayna savaşı ile Orta Doğu krizi birbirinden tamamen bağımsız değil. Rusya'nın İran ile geliştirdiği askeri iş birliği, İran'ın Rusya'ya sağladığı insansız hava araçları ve teknolojik destek, buna karşılık Ukrayna'nın İran bağlantılı lojistik ağları hedef almaya başlaması, iki ayrı savaşın giderek birbirine temas ettiğini gösteriyor. Hazar Denizi, uzun yıllardır jeopolitik rekabetin daha sakin alanlarından biri olarak görülürdü. Bugün ise bu coğrafya da çatışma denklemine dahil olmuş durumda. Ben, bu tırmanışın bütün bu bölgeyi kullanan sivil yolcu uçakları açısından da artık daha ciddi risk oluşturduğu görüşündeyim.