Balkanlar, hafıza ve Türkiye'nin vicdan dili

Türkiye daima Balkan coğrafyasında yapıcı bir rol oynadı. Çatışma zamanlarında ateşkes ve insani yardımların sevki için gayret gösterdi. Barışı koruma misyonlarında önemli görevler üstlendi. İnsani kalkınma projelerine, tarih ve kültür mirasının korunması çalışmalarına destek verdi. Bosna Hersek, Kosova, Makedonya, Arnavutluk, Karadağ başta olmak üzere geniş bir bölgede Türkiye'nin güçlü ağırlığı hep hissedildi. Aşırı milliyetçi kesimler dışında -Sırbistan, Bulgaristan ve Hırvatistan'da- Türkiye'nin adının saygın bir yeri vardır. Balkanlar'da, Sırbistan sınırları içindeki Yeni Pazar'a yaptığımız bir seyahatte Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki coşku dolu övgüler içeren konuşmasına tanık olmuştum. Bütün bu gelişmelerin gerisinde, Türkiye'nin hakkaniyetli ve bütün kesimleri kucaklamaya gayret eden yaklaşımının etkisi büyük. Türklerin hafızasında eski Yugoslavya topraklarında yaşayan Boşnakların daima farklı bir yeri oldu. Yugoslavya'nın trajik bir iç savaşla parçalanması, modern tarihin en vahim olaylarından biridir. Onlarca yıl boyunca birbirlerine komşu olan Hırvat, Boşnak, Sırp, Arnavut ve Makedonlar, bir anda karşı cephelerde yer aldı.

Haberin Devamı

Çatışma ve savaşların patlak vermesinde kuşkusuz Avrupa ülkelerinin kasıtlı ve kötü politikalarının büyük rolü oldu. Hollanda askerleri başta olmak üzere Avrupalıların gözü önünde, Srebrenica'da nasıl bir katliamın yaşandığını çok iyi biliyoruz.

Aliya İzzetbegoviç, bu topraklarda direnişin en önemli sembollerinden biri oldu. Hayatı mücadeleyle geçti. Önemli bir devlet adamı olmasının yanı sıra derinlemesine bilgi birikimi olan bir düşünür kimliğiyle de öne çıktı. Savaş cephelerinin önemli birçok ismi gibi o da çeşitli karalamalar ve ithamlarla karşılaştı. Dinî kimliğini hayatının önemli bir parçası olarak görmesi ve aktif direniş cephelerinde kritik roller üstlenmesi nedeniyle onu Nazi işbirlikçisi olmakla suçlayanlar bile oldu. Bosna Hersek'in tarihinde yerini almış İzzetbegoviç aynı zamanda bu ülkenin ilk cumhurbaşkanıydı. Doğumunun 100. yılında İzzetbegoviç'i anmak ve hatıralarını yaşatmak için İstanbul'da önemli bir etkinlik düzenlendi. Aliya İzzetbegoviç'in 'Özgürlüğe Kaçışım' adlı şiirinin senfonik hâli, İlim Yayma Vakfı'nca, Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen etkinlikte sanatseverlerle buluştu. Bosnalı ünlü besteci ve orkestra şefi Prof. Emir Mejremic tarafından eser İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde önceki akşam icra edildi.