ASELSAN dünya devi oldu

Türkiye'nin son yarım yüzyılda inşa ettiği en kritik kurumsal kapasite alanlarından biri hiç kuşkusuz savunma elektroniği. Bu alanın omurgasını ise 1975'te kurulan ASELSAN oluşturuyor. Bugün ASELSAN yalnızca Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi değil; radar, elektronik harp, haberleşme, elektro-optik, komuta-kontrol, hava savunma, deniz ve kara sistemleri gibi geniş bir yelpazede ülkenin stratejik bağımsızlığını mümkün kılan bir teknoloji mimarisidir. Ürünlerinin 70'ten fazla ülkede kullanılıyor olması, bu kapasitenin artık küresel bir karşılık bulduğunu da açıkça gösteriyor. ASELSAN'ı farklı kılan nokta üretim hacminden ziyade teknoloji derinliği. Yerli AESA radarları (ALP serisi), elektronik harp sistemleri, elektro-optik keşif ve hedefleme çözümleri, entegre haberleşme altyapıları ve komuta-kontrol yazılımları Türkiye'nin sensör, veri ve karar üstünlüğünü sahada somut hale getiriyor. HİSAR hava savunma sistemleri, KORKUT ve GÖKDENİZ yakın hava savunma çözümleri, deniz platformları modernizasyonları, milli savaş uçağı ve insansız hava araçları için geliştirilen kritik alt sistemler, ASELSAN'ın sadece bugünü değil, gelecek harp ortamını da şekillendirdiğini gösteriyor. Savunma dışındaki sağlık teknolojileri, enerji, ulaşım ve güvenlik çözümleri ise şirketin sivil teknolojilerde de yüksek katma değer üretebildiğini ortaya koyuyor.

Haberin Devamı

Bugün ASELSAN; 10 bini aşkın çalışanı, büyük bölümü yüksek nitelikli mühendislerden oluşan insan kaynağı, milyarlarca doları aşan sipariş portföyü ve 1 milyar dolar seviyesine yaklaşan ihracat hacmiyle yalnızca Türkiye'nin değil, bölgenin en büyük teknoloji kuruluşlarından biri konumunda. Dünyanın en büyük savunma şirketleri listesinde düzenli olarak ilk 50 içinde yer alması, bu ölçeğin artık kalıcı hale geldiğinin göstergesi. Bu kurumsal büyümenin arkasında güçlü bir yönetişim dönüşümü de var. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün ASELSAN Genel Müdürü olduğu dönemde üretim altyapısının güçlendirilmesi ve ihracat temellerinin sağlamlaştırılması yönünde atılan adımlar, bugünkü ölçeğin altyapısını oluşturdu. Mevcut CEO Ahmet Akyol döneminde ise kurumsal yönetim, ihracat odaklı büyüme, genç mühendis kadrolarının güçlendirilmesi ve küresel rekabet vizyonunun netleştirilmesi, şirketin ivmesini daha da hızlandırdı. Operasyonel sahada ise teknoloji artık ölçülebilir performansa dönüşmüş durumda. ASELFLIR-600 elektro-optik sisteminin AKINCI TİHA üzerinde 225 kilometre menzilden kızılötesi tespit gerçekleştirmesi, Türkiye'nin sensör menzilinde ulaştığı seviyeyi net biçimde ortaya koyuyor.