Ankara'da birbirinden farklı gibi görünen iki önemli toplantıyı takip ettim. Bunlardan ilki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nda düzenlenen Teknoloji ve Aile Zirvesi'ydi. İkincisi ise temmuz ayında Başkent'te gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde yapılan kapsamlı bilgilendirme toplantısı. İlk bakışta bu iki başlık arasında doğrudan bir ilişki kurmak zor görünebilir. Birinde aile, çocuklar, sosyal medya ve yapay zekâ konuşuluyor; diğerinde ise savunma, diplomasi, güvenlik ve uluslararası ilişkiler... Oysa biraz dikkatle bakıldığında her iki toplantının da aynı temel soruya cevap aradığı görülüyor: Değişen dünyada güvenliği nasıl sağlayacağız İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın Teknoloji ve Aile Zirvesi'nde yaptığı konuşma bu açıdan dikkat çekiciydi. Duran, çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı risklere değinirken aslında yalnızca ebeveynlere değil, tüm topluma önemli bir mesaj verdi: "Çocuklarımızın dijital alandaki mahremiyeti, sosyal medyadaki beğeni sayılarından daha değerlidir." Bugün milyonlarca insan, gününün önemli bölümünü dijital platformlarda geçiriyor.
Haberin DevamıÇocuklar çok küçük yaşlarda ekranlarla tanışıyor. Yapay zekâ destekli uygulamalar hayatın her alanına giriyor. Teknoloji hayatı kolaylaştırırken yeni sorunları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle mesele artık teknolojiye karşı çıkmak değil, onu doğru yönetebilmek. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ancak hiçbir ekranın bir aile sofrasının yerini tutamayacağını söyledi. Aslında bu yaklaşım, teknolojiyi reddetmeyen ama insanı merkeze alan bir bakış açısını yansıtıyor. Tam da bu noktada dünya olağanüstü bir dönemden geçerken Ankara'da NATO zirvesi düzenlenecek. Rusya-Ukrayna savaşı sürüyor. Orta Doğu'da gerilim yüksek. İran ile İsrail arasındaki kriz uluslararası sistemi etkilemeye devam ediyor. Enerji güvenliği, kritik altyapılar, tedarik zincirleri, siber saldırılar ve dezenformasyon artık devletlerin gündeminde en az tanklar ve savaş uçakları kadar önemli yer tutuyor.
Haberin DevamıNATO'nun dönüşme tartışmaları yaşadığı bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan uluslararası diplomaside öne çıkan bir aktör olarak dikkat çekiyor. Ankara'da zirvenin mükemmel geçmesi için her düzeyde hummalı bir çalışma yürütülüyor. Burhanettin Duran'ın NATO Zirvesi bilgilendirme toplantısında dikkat çektiği noktalardan biri buydu: "Güvenlik artık yalnızca sınırları korumak anlamına gelmiyor." Kamuoyu algısı, dezenformasyon, enerji hatları, kritik altyapılar ve dijital sistemler de güvenlik kavramının ayrılmaz parçaları hâline gelmiş durumda. İşte, bu nedenle Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi büyük önem taşıyor. 32 NATO üyesi ülkenin devlet ve hükûmet başkanları dâhil toplam 45 ülke lideri Türkiye'ye gelecek. Yaklaşık 100 bakan, çok sayıda üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcileri ve dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin gazeteci zirveyi takip edecek. Bu rakamlar bile tek başına organizasyonun büyüklüğünü göstermeye yetiyor. Ancak zirvenin önemi yalnızca katılımcı sayısından kaynaklanmıyor. Ankara Zirvesi, Türkiye'nin NATO içindeki değişen konumunu da ortaya koyacak. Bir dönem daha çok ittifakın güneydoğu kanadında yer alan bir sınır ülkesi olarak görülen Türkiye, bugün Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya uzanan geniş coğrafyada merkezi bir aktör olarak değerlendiriliyor. NATO Kara Komutanlığı'nın İzmir'de, NATO Süratli İntikal Edebilir Kolordusu Karargâhı'nın İstanbul'da bulunması da bunun göstergelerinden biri.

5