H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİK
İmanın lezzetini alan kimseler olarak ne kadar şükretsek azdır. İnsan ömrü boyunca uğraşsa da bu iman nimetinin şükrünü hakkıyla eda edemeyecektir.
Fakat acz, fakr ve kusurla yoğrulmuş birer insan olmamızla bu imanın gereklilikleri konusunda her daim imtihan içindeyiz. İhtilaflar da bu imtihanın çeşitlerinden birisi. Kur'ân'ın açık emrine ittiba ederek ittifak etmemiz gerektiği, aksi hâlde kuvvetimizin azalacağı olmasına rağmen bizler çeşitli sebeplerle aramıza soğukluk sokarak bu ittifakın gereklerini yerine getiremiyoruz.
Risale-i Nurlarda Üstad Bediüzzaman Said Nursî tüm İslâm âlemine bu ittifakın gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini vurgularken; dar dairede Nur şakirtlerine ise ayrılığın bahsini dahi etmeden, kusur, kin, düşmanlık gibi durumların söz konusu olamayacağını belirterek şiddetle ihlâs ve uhuvvete kanalize eder.
Çeşitli arızalar çıktığında "Çabuk bu hâdiseyi teskin ediniz, yoksa münafıklar istifade edecekler; belki onların parmağı var..."(1) gibi şiddetli ikazlarda bulunur.
Evet Nur Talebeleri birbirine ancak kuvvet veren ve yardım eden binayı taşıyıcı kemerlerdeki taşlar gibidir. Onların birbirine destek olmaması düşünülemez. İmtihan gereği arızalar bulunsa da Uhuvvet ve İhlâs Risalelerindeki düsturlar gereği fikir ayrılıklarını aynı maksada yürümekteki gayelerine perde yapmazlar, meşveret ile hareket ederek vücutlarının birliğini sürdürürler. Peki bu düsturları bilmemize, iman etmemize rağmen iç dünyamızda oluşabilecek haklılık-haksızlık hâlleri, daha iyiye ulaşabilmek arzusu, selamet için fikrimizin gerekliliği düşüncesi, kardeşlerimizin kendimizce haksız davranışları, vs. hislerle aynı yolda yürüdüğümüz kardeşlerimize karşı bir soğukluk, bozukluk hissedersek, bu hislerden nasıl kurtulacağız Öncelikle bu sorunun cevabını bulabilmek için en sorumlu olduğumuz ve ilk muhatabımıza yani nefsimize bir dizi başka soruyu sormamız gerekecek.
En son ne zaman Uhuvvet Risalesindeki düsturları dikkatle mütalaa ederek okudum
Kusurları affetmek, kin gütmemek, gıybet etmemek gibi düsturları bilmeme rağmen bunlara ne kadar uyabiliyorum
Kusurunu gördüğüm, yanlış yaptığını düşündüğüm kardeşimi öncelikle bireysel olarak nefsimin hissesini karıştırmadan tatlı dil ve sağlıklı diyalog ile uyardım mı Bunu yaptıysam ve umumu ilgilendiren bir konu ise daha sonra uygun meşveret zeminlerinde Nur şakirdine yakışır bir üslupla istişarede bulundum mu

141