Perdeden Tayta: Memleket Halleri

Güven Baykan
20.07.2026
37

Bazı insanları tek bir sanat dalıyla anlatamazsınız. Ressam dersiniz, sesi dışarıda kalır. Opera sanatçısı dersiniz, resimleri duvarlardan size bakar. Oyuncu dersiniz, yazdığı öykü eksik kalır.

Semiha Berksoy böyle bir kadındı.

Opera söyledi, tiyatro oynadı, sinemada göründü, öykü yazdı, resim yaptı. Sanatın farklı alanları onun hayatında birbirinden ayrılmış odalar değil, kapıları sürekli açık tek bir evdi.

İstanbul Modern'deki "Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası" sergisi, onun yetmiş yılı aşan sanat yolculuğundan iki yüzden fazla yapıtı bir araya getiriyor. Desenler, otoportreler, opera sahneleri, mektuplar ve resimler aynı salonda buluşuyor. İstanbul Modern'de ziyarete açık olan sergi, 6 Eylül 2026'ya kadar görülebilecek.

Berksoy'un resimlerine bakarken kendinizi bir sergi salonundan çok, perdesi henüz kapanmamış bir sahnenin içinde hissediyorsunuz. Yüzler büyük, renkler taşkın, çizgiler huzursuzdur. Figürler sessizce durmaz; konuşur, bağırır, özler, yaşlanır ve yeniden ayağa kalkar.

ünkü onun için sanat, hayatın çerçeveye alınmış hâli değil, hayatın kendisiydi.

Berksoy'un çarşaf, perde ve yatak örtüsü gibi gündelik kumaşlara resim yapması da bundandı. Tuvali sanatın zorunlu yüzeyi saymadı. Sıradan bir kumaşı hafızaya, aşka, acıya ve sahneye dönüştürdü.

Başkalarının yatağa serdiği çarşafı duvara astı.

Perdeyi pencerenin önünden alıp resmin içine taşıdı.

Yatak örtüsünü, gündelik hayatın sessiz bir eşyası olmaktan çıkarıp bir kadının belleğine çevirdi.

Sanatı müzeye kapatmadı; evin içine, yatağın üzerine, duvara, bedene ve zamana yaydı. Bu yüzden resimleri kusursuz görünmeye çalışmaz. Onlarda hayatın telaşı, yalnızlığı, coşkusu ve kırgınlığı vardır.

Otoportrelerinde de kendisini güzelleştirmeye uğraşmaz. Gençliğini, yaşlılığını, aşklarını, kayıplarını ve ölüm düşüncesini aynı yüzde taşır. Aynaya baktığında yalnızca kendisini değil, zamanın ondan aldıklarını ve geride bıraktıklarını da resmeder.

Sinemanın ilk yıllarında İstanbul Sokaklarında filminde görünür. Tiyatroda oyuncu, operada ses, edebiyatta öykü, resimde renk olur. Bir ömre kaç sanat sığabileceğini kendi hayatıyla gösterir.