Yeni hedeflere...

24 yıl sonra Dünya Kupası'nda olan Türkiye, teknik-taktik tartışmalardan öte genç takımın psikolojik baskısı altında nasıl kazanmayı başardı?

Gürcan Bilgiç
01.04.2026
63
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türkiye'nin Dünya Kupası yolunda kazandığı maçı genç takımın yaşadığı yoğun psikolojik baskıya rağmen başarıyla tamamladığını savunuyor. Bu iddiasını oyuncuların normal oyunlarını oynayamamaları ve heyecan altında yüksek performans göstermeleriyle destekliyor. Ancak yazarın tahtidi, başarıyı sadece 'çocukların heyecanı' üzerine yoğunlaştırması, oyun kalitesi ve taktik hazırlığın rolünü gerçekten hafifletmesine değmez mi?

Nasıl oldu bilmiyorum ama pozisyona bile girmediğimiz maçı kazandık. Sadece galip değiliz, Dünya Kupası'nın da parçasıyız. Adım adım geldik son maça kadar, elimizi uzatsak tutacağımız noktaya geldik ve işi bitirdik. Kolay değildi elbette. Karşımızda kendi ülkelerini onurlandırmak için her şeylerini veren bir takım vardı. Biz ise yıldızlarımıza sırtımızı dayamış, pasaporta damgayı vuracak o golün peşine düşmüştük.
Gol bize yakışan şekilde oldu. Kenan ortası sekerek geldi, Orkun'un vuruşu sekerek köşeye yöneldi, Kerem değdi, top ağları değdi.
Ofsayt tartışılırken temiz çıktı Kerem. Dokunda-dokunmadı bilememem ama o sevinirken, biz de sarıldık çevremize.
Bu maçı teknik-taktik tartışan olursa, sesi kapatın. Sahadaki 22 oyuncu da büyük baskı altındaydı ve kendini aynada görse tanıyamazdı. Her zaman rahatlıkla yaptıklarını, ayakları birbirine dolaşırken seyrettirdiler bizlere. Genç takım olmanın ekstra faturası bu.