10 gün içinde lige ve kupaya havlu atan takımı seyretmeye kimse gelmedi. 18 yaşındakiler için koltuk açıldı, yine gelmediler. Kadıköy'ün travması ve takıma-yönetime gönül koyması, maçın "yalnızlığı" oldu. Zeki Murat Göle, asiste ettiği ünlü teknik adamlardan daha akıllı olduğunu da bir kez daha ortaya koydu. Taşları doğru yerleştirdiğinde, takımın "terk edilmişlerini" ekstra performansla oynatmayı başardı. Çağlar, İsmail, Fred, Musaba ve Levent, fırsat maçında sorumluluğu fazlasıyla aldılar üstlerine.
Yine de beklenti Nuri Şahin'in saha organizasyonunun Fenerbahçe'nin dağınıklılığını faydaya çevireceği yönündeydi. Üçlü orta saha, Kerem ve Musaba'nın tempolu baskısını arkasına alınca, rakibe yakın-temaslı oynayıp kontrolü ele geçirdi. Belki de sezon başından beri en organize, istekli ve pas örgüsünde atak gücüne sahip oldular. İlk golün Oosterwolde'nin adeta defansı delmesiyle gelmesi de, tüm grubun inancını gösteriyor. "Biz buyuz" demenin bir yoluydu ama,

3