Yazar, Burak Yılmaz'ın hakem yönetimi hakkındaki açıklamalarının sürpriz olmadığını, çünkü Türk futbolunda haksızlıkların açık açık ortada olduğunu savunuyor. Sorunun hakemler değil, sistem baskısı ve yönetim zafiyeti olduğunu öne sürüyor. Lucescu'ya verilen yetersiz saygıyı karşılaştırarak, Türk futbolunda vefanın ve kurumsallığın nasıl eksik kaldığını göstermek istiyor; ancak Lucescu'nun mirasından söz ederken, yapısal sorunların çözümüyle ilişki kuruyor mu?
Burak Yılmaz'ın hakem yönetimlerine ilişkin, Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu sorumlularına ilişkin açıklamalarına şaşırdınız mı Kapılı kapılar arkasında cereyan etmiş diyalogları okudunuz mu Ve sonra Türkiye'de meğer neler neler oluyormuş dediniz mi Sanmıyorum çünkü her şey o kadar açık açık ortada ki kimse hiç bir şeye şaşıramıyor. Ama her şeyi bilen, hatta haksızlığa bizzat uğrayanlar bile ses çıkarmıyorlar, "Daha kötüleri de başımıza gelebilir" korkusuyla. Yani futbolda birileri ne isterse o oluyor, kalıbına uysun uymasın.
BAHİS OPERASYONUTFF Başkanı "Büyük bahis operasyonu başlatıyorum" dediğinde herkes heyecanlanmıştı. Ama beklenen olmadı. Bahisçilerin köklerine inilemedi. Göstermelik bir iki kişiye dokunabildi ancak. Bunlardan biri de Galatasaraylı Eren'di. O da sadece 45 gün ceza aldı. Buna karşın İngiltere'de bahis oynayanlara en az bir yıl futboldan men cezası verildi. Neyse, aslında herkes üç aşağı beş yukarı futbolumuzun gerçeklerini biliyorken Burak Yılmaz'ın anlattıkları sürpriz değildi belki ama böyle açık açık konuşma cesareti göstermesi önemliydi. Hem de bir daha teknik direktörlük görevi alamama ihtimaline karşı. Zaten sistem farklı olanları ya kendi zeminine çekmek için zorluyor olmazsa da dışarı atıyor. Yani birilerine biat edersen varsın etmezsen yoksun. Sorunun kaynağı olarak sürekli hakemler gösteriliyor ama aslında onlar zincirin son halkası. Baskı altındalar ve kendilerinden ne bekleniyorsa onu yapıyorlar. İşte bu yüzden de Dünya Kupası'na bir tane bile Türk hakem çağırılmıyor.
LUCE'YE ÖZÜRVe lafı yine

18