Hep kasa kazanıyor

Medyamızın, taraftarların, menajerlerin ve aracıların en sevdiği dönemdeyiz; ara transfer dönemi. Yine medya reyting yapacak, taraftar takım düzelecek diye umutlanacak ama asıl menajerler bayram yapacak. Bu dönem menajerler ve aracılar için yaz döneminden de daha fazla sevinçle karşılanan bir dönem. ünkü nerede takımında zaman alamamış, uzun sakatlık yaşayıp yaşı 30'u aşmış, kısacası nerede elde kalmış oyuncu varsa ederinin çok üstünde transferleri söz konusu. Tam da bu nedenlerle ara transferlerle başarı sağlamak bir çeşit kumar. Her zaman olduğu gibi bu kumarda da kasa yani rantçılar kazanıyor.

MUSABA

Tabii ki ara transferler her zaman böyle olumsuz sonuç vermiyor. İşte Fenerbahçe'nin Musaba transferi. Hem takımın ihtiyacını karşılayacak hem de maliyet olarak büyük yük getirmeyecek. Ayrıca Süper Lig'in iyi futbol oynayan bir takımından gelmiş olması da başarılı olma olasılığını yükseltiyor. Aslında bu transferi mümkün kılan en önemli faktör ligimizin 3-4 para saçan kulüpten ibaret olması. Akıl falan değil. "Küçük"ler buluyor "büyük"ler kapıyor.

SES YOK

Ara transferlerin en büyük handikabı "ara transfer" olması değil mi zaten Yani oyuncunun takıma arada katılması. Bu da uzun bir uyum süreci demek. Bazen transferin takımın dengesini bozması da cabası. Biz bu ara transfer döneminde en büyük hamleyi Beşiktaş'tan bekliyorduk. ünkü Sergen Yalçın'ın 4-6 oyuncu talebi vardı ve hatta bu oyuncularla ön anlaşmaların yapıldığını bile söylemişti. Fakat anladık ki bu anlaşmalar bir takım kişilerin bazı oyuncularla konuşması seviyesindeymiş. Oyuncu "Evet" demişmiş ama kulübüyle anlaşılamıyormuş noktasındayız şimdi. Burada bir usul yanlışlığı da var; transferde önce kulüple konuşulur sonra futbolcuyla. Ayrıca