Çare kafalarda

Sergen Yalçın "Taraftar isterse giderim" dedi; taraftar istedi ve o da gitti. Zaten Beşiktaş'a gelişi de taraftar isteğiyle olmuştu. Yani kararları hep taraftar verdi. Tabii Sergen Yalçın'ın gelmeden önce TV ekranlarından Beşiktaş'ın oyununu şiddetle eleştirmesi, sosyal medyada da birtakım kişilerin yine zamanın teknik direktörünü gönderme çalışmaları da önemli etkendi. Yeri gelmişken; TV ekranlarından eleştiri yapmak ne kadar da kolay. Nasıl olsa hiçbir şeyin ispatı gerekmiyor. Ama sahaya çıkınca işlerin öyle kolay olmadığı anlaşılıyor.

Sonuçta Sergen Yalçın sahada aldığı çok başarısız sonuçların ardından işi bıraktı. Sürekli oyuncularının yetersizliğinden bahsedip sorumluluğu da oyuncuların üzerine yıkarak. Ve de anlaması zor bir transfer politikasıyla oluşturduğu oyuncu kadrosunu da arkasında bırakarak. Şimdi gelecek hoca da bu kadroyu beğenmezse ne olacak Her şeye sil baştan mı başlanacak

Sürekli kadro değiştirerek sürekli hoca değiştirerek bir yere varılamayacağını ne zaman anlayacağız Oyuncuların performansını yükseltmek, adım adım takım kurmak, akıllı takviyelerle ilerlemek neden bu kadar zor Anında başarı elde etmek için yapılıyor tüm bu yanlışlar. Ama iki sene beklememek için çok daha fazlası heba ediliyor.

Ben hep istikrardan yanayım; yönetimde istikrar, hocada istikrar, kadroda istikrar. Ama artık Beşiktaş'ın şu herkesin dilinden düşmeyen "yapılanma" meselesinde bilgi sahibi, kararlı, taraftarın bir kısmının eleştirilerine de göğüs gerebilecek bir yönetime gereksinimi var. Öyle "taraftar istedi" diye hoca getirip "taraftar istedi"