Celtic yenilgisine çok üzüldüm mü; evet. Takım önce 1-0'ı sonra da 2-2'yi niye koruyamadı diye hayıflandım mı; evet. Salih o dakikada çıkmaz, kanattan adam alıp orta alan güçlendirilmeliydi dedim mi; evet. Birçok kişi gibi ben de, "Ah şöyle olsaydı böyle olsaydı" deyip bir bilinmezlik girdabına daldım mı; evet. Ama sakinleşince düşündüm: Bana biri temmuz ayında "Beşiktaş ön elemeleri geçip Avrupa Ligi'ne katılabilecek ve 4 maçın ardından aldığı 7 puanla ilk 8'de olacak" deseydi hiç inanabilir miydim Tabii ki hayır. Evet Celtic maçının puansız kapanmasına üzüldük fakat olaya bir de bu açıdan bakmak ve gerçekleri görmek lazım. Bu takım henüz kuruluş aşamasında. İlk on birine yakın ikinci bir on biri henüz yok. Ve hoca sürekli arayış içinde. Sonuçta bu tarz sancılar çok doğal. Sadece skorlara bakıp kısa sürede kazanılan olumlu değişimleri gözardı etmek takıma en büyük kötülük olur.
Biz hep büyük takımların atağa yönelik futbol oynamaları gerektiğini, rakibin zayıf anını kollayıp sonuca gitme anlayışının onlara yakışmadığını savunmamış mıydık Hatta bu yüzden defansı her zaman ilerde kuruyor, 10 kişi kaldığında bile hâlâ gol peşinde koşan bir takım yaratıyor diye Italiano'yu alkışlamamış mıydık
Evet Celtic maçında Beşiktaş, 1-0'dan ve 2-2'den sonra gol atmayı değil skoru korumaya yönelik bir düzene geçebilseydi yani öyle bir esneklik gösterebilseydi çok iyi olurdu. Ama o zaman da Celtic'in 2-3 gol atmayacağının garantisi var mıydı
Özetle işte her şey bir anda olmuyor. ağdaş bir oyun yeni bir kadroyla hemen oturmuyor. Oyun esnekliği kazanmak da oyuncuların uyum kazanıp final paslarında ve son vuruşlarda daha etkin hale gelmesi de zaman alıyor.

18