Ağlayalım, hayata küselim, üstümüzü parçalayalım, uykularımızdan olalım, isyan edelim demiyorum. Bunu zaten beklemiyorum. Bunun kimseye faydası da yok. Ama bu meseleyi samimi bir sahiplenişle gündemde tutamayacaksak, Gazze'yi dualarımızda bile hatırlayamayacaksak, iki damla gözyaşı bile dökemeyeceksek, ahir ömrümüzde insan olmaktan, kardeş olmaktan, Müslüman olmaktan nasıl bahis açacağız Gazze'yi unutarak yaşamanın pratiklerini geliştirmekte bu kadar becerikliyken, bir gün içinde olduğumuz döngü duraksadığında zihnen ve kalben kendimizi, bu firari insanlığımızı nerede arayıp bulacağız
Kabristan'da cenaze defnedilirken tefekküre dalıp ölümden ibret almak yerine bir köşede altın fiyatlarını, araba modellerini, siyasetin kayıkçı kavgalarını, kimin şampiyon olacağını, tatil planlarını konuşabilen, sonra da çıkışta pidesini yiyip kaçan insanlar oluyor. Belki çoğumuz yadırgıyoruz böyle yapanları... İşte Gazze meselesinde toplum olarak (elbette yine istisnaları dışarıda tutuyorum) durumumuz maalesef tam olarak bu!

12