Dönüp bakmadığımız şeyler

Pek az düşünüyoruz değil mi, pek az merak ediyoruz her şeyin neden olduğunu Büyük şeylerin, küçük şeylerin Görünür şeylerin ve görünmez olanların Dışımızda gelişenlerin ve içimizde titreşenlerin Bir ânın içinde durmaksızın süregiden sonsuz bir akışın ortasındayız. Her olan şey, aslında bizi kendisine şahit kılan bir yaratma kudretinin eseri olarak vücuda geliyor. 'Varlık' hakikatimizin metafizik derinliği içinde bizler birer şahidiz. Bu şahitliği kalbimizde yaşatmamız, buradan manaya erişmemiz ve o manayı lisanen ifade etmemiz gerekiyor. Kendini her an yenileyen bu mucizenin farkında olarak yaşamamız gerekiyor. Oluştaki olağanüstülüğü hayretle temaşa etmemiz, bununla kendimizi hakikate bağlamamız ve enginleştirmemiz gerekiyor. Aksi, 'insan'ın hakiki manasından yani aslî hakikatinden uzaklaşması demek! Kendini bilen insan arayışından yerini bilemeyen insana doğru tersine bir göçtür bu! Hakikatini unutarak yaşadığımızda hayatı insan için sadece biyolojik bir patinaja, kör bir koşuya çeviririz. Bugün olan da bu değil mi büyük ölçüde

"Hem bilginin kaynağı metafizik bir ilkedir, hem bilme eyleminin faili olan ruh metafizik bir nesnedir hem de bilginin kendisi ruhta bulunan bir suret veya izafet olduğundan metafizik bir oluşa sahiptir" diye yazmış Ömer Türker, 'İslam Düşünce Gelenekleri' kitabında.

Hayatımıza anlam derinliği katan ve aslında biyolojik olarak onlarsız da yaşayabileceğimiz pek çok şey var. Onlar neden var Kır çiçekleri biyolojik hayat için gerekli olabilir ama neden bu kadar çeşitli ve güzeller Müzik neden var mesela Nefes alıp vermek, karnımızı doyurmak, yürümek, uyumak ya da bedensel olarak ihtiyaç duyduğumuz şeyleri yapabilmek için müziğe ihtiyacımız yok oysa. Neden bu kadar çok renk, ara renk, renk tonu var Temel üç beş renk yetmez miydi hepimize hayatımızı idame ettirebilmek için Neden bazı insanları, bazı şeyleri, bazı yerleri çok seviyor ya da hiç sevemiyoruz Biyolojik deveranın çok ötesinde bir şey yaşıyoruz biz! Hayat dediğimiz şey böyle uçsuz bucaksız ve böyle yüzünü manaya dönen bir şey! Kalbimizin kan pompalamasıyla değil, hissetmesi, idrak etmesi, yönelmesiyle tecrübe ettiğimiz bir şey! Biyolojik varlığımız, bütün sistematik ve mucizevi faaliyetleri de içinde olmak üzere bizi bu metafizik seyrüseferin içinde tutuyor sadece. O halde neden durmuyoruz bunun üstünde hiç Neden içinde yaşadığımız şeylerin metafizikmanevi anlamları üzerinde azıcık bile olsa tefekkür etmiyoruz Neden şahitliğimizin hakkını vermiyoruz