Fenerbahçe ne yapmak istiyor

Fenerbahçe, lider konumuna rağmen final stresini çözemiyor ve psikolojik üstünlüğü rakiplerine teslim ediyor; bu sezon daha kaç kez tekrarlanacak?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Fenerbahçe'nin Rizespor maçında yaşadığı psikolojik çöküşü analiz ediyor: takım, teknik olarak başarılı görünse de iç stres ve dengesizlik yüzünden kritik hatalara düşüyor. Bunu Kasımpaşa maçına benzetip, sezonun geri kalanında aynı paternin tekrarlanacağını iddia ediyor. Ama acaba bu sadece Fenerbahçe'ye özgü bir sorun mu, yoksa lider baskısı altındaki her ekipte görülebilecek bir fenomen değil mi?

Sarı Lacivertliler sezon boyu oluşan tablo nedeniyle umut ile baskı arasında gidip geliyor. Görünen o ki sarı-lacivertli ekip, kalan haftalarda ve kupa maçlarında da aynı gelgitleri yaşamaya devam edeceği net belli.

Takım üzerindeki baskının belirleyici unsur olduğu açıkça görülüyor.

Karagümrük mağlubiyetinin ardından, ortaya çıkan hayalî başkanlar ve yöneticiler üzerinden yapılan tartışmalar kulübü yıpratacak bir sürece dönüştürmüş durumda.

Buna karşın, zirve yarışından kopmayan takıma duyulan güven sürüyor. Sadettin Saran, teknik direktör Tedesco ve ekibinin çabaları, umutların canlı kalmasını sağlıyor.

Chobani Stadyumu'na döndüğümüzde, kâğıt üzerinde "garanti" gibi duran bir maç vardı. Ancak futbol, çoğu zaman kâğıt üzerindeki hesaplara sadık kalmaz. Rizespor'un son haftalardaki formu, kazanmaya alışmış görüntüsü ve saha içindeki özgüveni, bu maçın sanıldığı kadar kolay geçmeyeceğinin sinyallerini veriyordu.Nitekim öyle de oldu.

Daha sakin, daha ne yaptığını bilen bir Rizespor İstanbul'dan aldığı puan ile rakibinin üzerinde uzun süre silinmeyecek bir iz bıraktı.

Sarı-lacivertliler oyuna iştahlı başlasa da final paslarını verecek oyuncuları bulamıyor; Guendouzi ve Kante ikilisinin bindirmeleriyle pozisyon bulma peşine düşüyordu. Kanatlar (Nene ve Kerem) çalışmıyor, Talisca baskı altından çıkamıyor, Cherif ise rakip defansın stoperleriyle tek başına mücadele etmek zorunda kalıyordu.Çözüm olan duran topların kullanımında da Kerem etkisiz kalıyordu.

11 Nisan akşamı, bu dakikalarda Kayserispor'un kapalı defansı için çözüm bulunmuştu; ancak 17 Nisan akşamı Kadıköy'de ilk yarıda bu yapılamadı. Bunda Rizespor'un sert savunmasının ve mücadelesinin yanı sıra sarı-lacivertli oyuncuların sakin kalamaması etkiliydi.

En büyük mücadele yine kendi kendine girilen stresdi. İlk yarı biterken sahanın stresi tribüne de etki yapmaya başlamıştı.

İlginç olan şuydu: "Fenerbahçe, bütün takımını, teknik direktörünü, başkanını, malzemecisini dahi değiştirse de final stresini hâlâ çözemiyor."

Stresin karşılığını da ikinci yarının hemen başında yediği golle aldı. Gol sonrası gelen acemice çıkışlar ve pas hataları, takımın dengesini iyice bozdu. Tedesco, oyuna Musaba ve Levent hamlesini yaparak kanatları çalıştırmayı amaçladı.

Bu müdahale etkili olmaya başladı; Musaba sağdan, Levent soldan etkili gelmeye başladı. Kante–Guendouzi ikilisi dönen topları alınca yorulan Rizespor defansı, Samet Akaydın'ı da kırmızı kartla kaybedince oyundan iyice koptu.Talisca'nın penaltısı sonrası baskıyı iyice artıran sarı-lacivertliler, Kerem Aktürkoğlu ile stres içinde beklediği golü buldu.

Golü buldu ama Fenerbahçe bu; ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir takım. Kasımpaşa maçının aynısı yaşandı ve sarı-lacivertliler, son dakikada yediği golle tekrar yıkıldı ve ayağına gelen fırsatı yine tepti.