Sağlığınız için su için!

Ağustos ayı, yazın en sıcak günlerini beraberinde getirirken vücudumuzun su ihtiyacı da fark ettirmeden artıyor. Ancak susuzluk her zaman ağız kuruluğu ya da yoğun su içme isteğiyle kendini göstermiyor. Bazen baş ağrısı, halsizlik, dikkat dağınıklığı veya gün boyu süren yorgunluk gibi belirtilerle karşımıza çıkabiliyor.

Özellikle sıcak havalarda terleme yoluyla daha fazla sıvı kaybediyoruz. Açık havada geçirilen uzun saatler, egzersiz, yoğun fiziksel aktivite ve klimalı ortamlarda bulunmak da sıvı dengesini etkileyebiliyor. Üstelik günlük koşuşturma içinde su içmeyi unutmak, susuzluğu fark etmeden saatler geçirmek oldukça kolay.

Vücudun susuz kaldığını anlamanın tek yolu susama hissi değil. İdrarın normalden daha koyu renkli olması, ağız kuruluğu, baş ağrısı, sersemlik ve yorgunluk sıvı ihtiyacının arttığına işaret edebilir. Bu nedenle özellikle sıcak günlerde susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su içmek önemli. Ancak burada da bir denge gerekiyor. Kısa sürede aşırı miktarda su tüketmek yerine gün boyunca düzenli şekilde sıvı almak daha doğru bir yaklaşım. Su temel içecek olurken ayran, şekersiz komposto ve su içeriği yüksek sebze-meyveler de günlük sıvı alımına katkı sağlayabilir.

Sıcak havalarda yalnızca sıvı miktarına değil, beslenme düzenine de dikkat etmek gerekiyor. Terleme arttığında vücuttan suyla birlikte bazı mineraller de kaybedilebiliyor. Özellikle uzun süre terlenen durumlarda dengeli beslenmek önem kazanıyor.

Karpuz, kavun, salatalık, domates, şeftali ve çilek gibi su oranı yüksek besinler yaz sofralarında iyi seçenekler olabilir. Fakat bu besinlerin suyun yerini tamamen tutmadığını da unutmamak gerekiyor.