Yazar, ünlü oyuncunun su diyeti deneyimini örnek vererek, bilimsel dayanağı olmayan bu diyetin tehlikelerini anlatıyor. Doktor görüşleriyle desteklediği yazısında, halka kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeksizin tıbbi kontrol altında beslenme alışkanlığı edinmesi gerektiğini vurguluyor. Fakat eğer trendler güçlü etkileyicilerin başarı hikâyeleriyle desteklenirse, hekim denetimi olmaksızın kaç kişi bu riski alacak?
Geçtiğimiz yıllarda fazla kiloları sebebiyle magazin sayfalarını süslemişti ünlü oyuncu Rıza Kocaoğlu. Ama sonra tüm fazlalıklarını birkaç ay gibi kısa bir zamanda verdi. Fit bir görüntüye kavuştu. Bunu da 3-4 yıldır, her altı ayda bir su diyeti yaparak başardığını duyurdu. Bu sayede karaciğer yağlanmasıyla beyin sisinden kurtulduğunu ve toplamda 16 kilo verdiğini söyledi. Daha önce de duydum su diyetini, hatta Tayland'da detoks kampına katılan bir arkadaşım da yaptı. 14-15 saatlik bir açlığın vücudu 'otofaji'ye soktuğu yani hücrelerin bir nevi yenilendiğini de biliyorum. Ama bilim bırakın 1 haftayı, bu diyetin 2 gün bile uygulanmasının ölümcül sonuçları olduğu konusunda hem fikir. Hele de bir doktor kontrolü altında değilseniz.
BIRAKIN BİR HAFTAYI KİMSE 2 GÜN BİLE DENEMEMELİDİR
Araştırdım; bu diyetin bilimsel bir dayanağı yok! Hindistan kökenli Uzakdoğu felsefeleri ve geleneksel öğretilerde yeri var. Fakat burada da yalnızca fiziksel bir detoks yöntemi değil, daha çok zihinsel arınma, manevi farkındalığı arttırmak amacıyla uygulanıyor.
HİÇBİR DİYET MUCİZE DEĞİL
Batı'da ise amaç "kilo verme" odaklı. Uzun süre aç kalan vücut, bir süre sonra "otofaji"ye gireceğinden yani enerji üretebilmek için kendi iç kaynaklarına yöneleceğinden, su diyetinin hücresel iyileşme sağladığı, bağışıklık sistemini dengelediği, yaşlanma karşıtı etkisi olduğuna da inanılıyor.
Ama dikkat!
İç Hastalıkları Uzmanı, Dr. Ayça Kaya, "Su diyeti çok şey vaat eden ama sonu, birçok kişi için hüsranla bitebilecek son moda diyetlerden biri. Uzun yaşamak isteyene de kısa zamanda kilo vermek isteyene de fibromiyalji, eklem, kas hastalıkları, diyabet, egzama, migren gibi hastalıklardan ya da ilaçlarından kurtulmak isteyenlere de öneriliyor. Ne mucizevi değil mi Altını çizelim; bu diyet hiç kimseye uygun değil. Bırakın 1 haftayı 2 gün bile olsa kimse denememelidir" uyarısında bulunuyor.
Haberin DevamıYAĞDAN DEĞİL SU VE KASTAN GİDİYOR
Peki neden Yanıtı şu: "İnsan denilen varlık bütünsel bir organizmadır. Ve bu varlık, hayatını devam ettirebilmek için besine ihtiyaç duyar. Karbonhidrat, protein ve yağlar yani makro besinler ve mineraller, vitaminler ve lifler yani mikro besinler vücuda ancak gıda alımı ile girer. Vücut ihtiyacı olan bu gıdaları almazsa, elbette kilo kaybeder. Ama bu, sağlıklı bir kilo kaybı olmaz. Çünkü eriyen, vücuttaki su ve kaslardır. Vücutta elektrolit dengesizliği oluşur, ki bu çok ciddi şekilde, kalpte ritim problemlerine, bağırsak ve beynin fonksiyonlarının yavaşlamasına, saç, tırnak benzeri vücut dokularında bozulmaya ve enfeksiyonlara neden olacaktır."
LİTERATÜRDE YERİ YOK
Özellikle tanınmış, göz önündeki kişilerin bu ve benzeri açıklamalar yaparken dikkatli olması gerektiğine de vurgu yapıyor ve şöyle devam ediyor: "Yani Rıza Bey'e iyi geldi, Ayşe'ye, Fatma'ya iyi geldi diye... Ki toplumumuzda kulaktan dolma bilgiyle hareket eden çok. Kan-idrar tahlili olmadan, doktor görmeden, duyduğu gibi bu diyete başlayacak kişiler var aramızda. Eğer bu kişilerin altta yatan, bilmedikleri bir hastalıkları varsa bu ve benzeri 'açlık' diyetleri onları ölüme götürebilir. Çok boyutlu ve insan hayatını riske eden diyetler bunlar, literatürde yeri dahi yok!"
EN SAĞLIKLISI AKDENİZ DİYETİ

7