SayınBahçeli'nin başlatıp, Sayın Erdoğan'ın desteklediği 'Terörsüz Türkiye' projesi, İmralı'dan da olumlu cevap gelmesiyle emin adımlarla ilerliyor.
Olay, dışarıdan görüldüğü gibi basit ve kolay bir süreç değil; emperyalizmin hedefindeki ülkemiz kurulduğu günden beri hiçbir zaman gerçek bir devlet gibi görülmedi ve sürekli olarak kendisine 'uydu' muamelesi yapılmak istendi.
'Kontrollü kaos' denilen yönetim modeliyle ülkemiz halkına on yıllar boyu pösteki saydırdılar, kurup geliştirdikleri 'vesayet' sistemiyle bu ülke insanının enerjisini toprağa verdiler.
Hastalıklı demokrasiyi bile reva görmeyip, her on yılda bir yaptırdıkları darbelerle milleti hizaya (!) çektiler ve bütün düşünen beyinlere deli gömleği giydirdiler; ülkemizin ışıltılı beyinlerini işkenceden geçirip hapishanelerde çürüttüler.
Emperyalizm, kahpece oynadığı tüm bu aşağılık ve iğrenç oyunlarla yetinmedi ve kardeşi kardeşe kırdırmak için terör kartını en kanlı yüzüyle açtı.
Haberin DevamıPKK terör örgütünü bu ülkenin başına bela ettiler ve on yıllar boyu bu ülkenin başta insan olmak üzere maddi ve manevi kaynaklarını tükettiler.
Bütün bu aşağılık oyunlardan kurtulabilmenin tek bir yolu vardı; o da içerideki ve dışarıdaki düşmanların anladıkları dilden konuşmaktı. O dil ise tek heceli, üç harfli bir kelimeden ibaretti: 'ZOR!'
Zira ancak 'zor' oyunu bozardı.
Zoru kullanabilmek için de düşmanın silahıyla silahlanıp, en az düşman kadar güçlü olmak gerekiyordu.
İşte tüm dünya ülke liderlerinin gıpta ile baktığı Sayın Erdoğan, iktidarları boyunca düşmanın gözüne toprak atarak bunu başardı; sessiz ve derinden yeniden güçlü ve büyük Türkiye'yi inşa etti.
Düşman uyandığında Üsküdar'da çoktan sabah olmuştu!
Sayın Erdoğan'ı ve davasını, AK Partili dava arkadaşlarından bile daha iyi anlayan ve hakkını teslim eden Sayın Bahçeli'nin yeniden büyük Türkiye'nin inşasındaki yardım, destek ve gayretlerini yarın tarih altın harflerle yazacaktır.

84