Türkiye düşmanları

DÜNYA üzerinde, içeride ve dışarıda en çok düşmanı ve haini olan ülkeyiz. Bundan dolayıdır ki ülkemizin çok güçlü ve yöneticilerinin de her daim tetikte olmaları gerekir.

Tarih boyunca, coğrafyamızın ve sosyolojimizin kaderi budur. Bu sosyolojinin gereklerini yerine getiren devlet ve milletler payidar olmuş, gaflette bulunup gereğini yapmayanlar ise bu coğrafyadan silinip gitmişlerdir.

Bu toprakların en büyük handikabı mebzul (bol) miktarda 'hain' yetiştirmiş olmasıdır. Okumuşumuz olsun, cahil insanımız olsun çok kolay devşirilebiliyoruz.

Dün ve bugün en büyük yanlışı, insanımızın hamur mayasının yoğrulduğu dinimizi ve dini değerlerimizi tahrip ederek yaptık. Yönetim eliyle dine ve dindarlara baskılar artırılınca din yerin altına çekildi ve insanımız maalesef kapanın elinde kaldı.

İyi niyetli ve halis cemaatlerin yanında çok daha fazlası, kötü niyetlilerin ve hatta yabancıların (düşmanların) güdümünde olarak içimizde fink atmaya başladı. FETÖ belası bu yüzden başımıza geldi. F. Gülen denilen bir iblis geldi, sözde nurculuk adı altında din adına sam yeli estirilen çorak arazileri sözde din diye on yıllar boyunca sürdü, her yaştan ve meslekten insanımızı ve özellikle genç beyinlerimizi iğdiş ederek devşirdi.

Haberin Devamı

Hatırlayın; insanımız evlatlarını FETÖ'nün okullarına bilimin yanında dinlerini de öğrensinler diye gönderdi. Halbuki bu işi devletin yapması gerekirdi. Devlet yapsaydı kontrolde olup iş, şirazesinden çıkmazdı.

Sözde 'laik' devlet, kendini dini eğitimden soyutlayarak nesillerimizi ne idüğü belirsiz, sapık ve sapkın dehlizlerin kucağına itti.

En büyük düşmanımız cehalettir. Cehaletimiz yüzünden önüne gelen din bezirgânları (tüccarları) kendilerine, istedikleri kadar mal ve müşteri bulabiliyorlar.

Bu tehlike FETÖ'nün takibata uğratılmasıyla bitmedi, dışarısının güdümünde devlet ve millet aleyhinde iş gören sözde cemaatler de FETÖ'nün akıbetine uğratılmalıdır.