Transatlantiği şişme bot zihniyeti yönetebilir mi

Fuat Bol
Bugün
11

SOSYAL medyada dolaşan bir görüntü dikkatimi çekti. Bazı eski CHP il ve ilçe yöneticileri, "Cumhuriyet Halk Partisi" yazısındaki H ve L harflerini söküyorlar. Ardından da büyük bir siyasi keşif yapmış edasıyla şu mesajı veriyorlar: "Halkı da biz aldık, H budur. Liyakat de bizde kaldı, L budur. Geriye Cumhuriyet AK Partisi kaldı."

Kimi bunu zekâ ürünü bir siyasi mizah olarak alkışlıyor.

Şuraya bir bakar mısınız

Türkiye, kıyıda dolaşan küçük bir sandal değil; küresel fırtınaların içinde yol alan dev bir transatlantiktir. Böyle bir gemiyi yönetmek; tarih bilgisi, ekonomi bilgisi, diplomasi, güvenlik, strateji, devlet aklı ve kriz yönetimi ister.

Şimdi soruyorum:

Şişme botu bile sahilden yirmi metre açığa güvenle çıkaramayacak bir zihniyeti, dünyanın en zor coğrafyalarından birinde seyreden bu transatlantiğin kaptan köşküne çıkarabilir misiniz

Bir ülkenin kaderine talip olan insanların gündemi, harf söküp semboller üretmek mi olmalıdır

Yoksa...

Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenliğine etkisini,

Gazze'de yaşanan insanlık dramını,

Suriye ve Irak'taki yeniden yapılanma sürecini,

İran'ın bölgesel stratejisini,

Haberin Devamı

Kafkasya'da Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki hassas dengeyi,
Doğu Akdeniz'deki enerji rekabetini,

Türkiye'nin ulaştırma koridorlarını,

Yapay zekânın ekonomileri nasıl değiştireceğini,

Enerji güvenliğini,

Küresel ticaret savaşlarını,

Dijital egemenliği,

Savunma sanayisini,

Nüfus yaşlanmasını,

Göç hareketlerini,

Su ve gıda güvenliğini mi konuşmalıdır
Siyaset, birkaç harfi yerinden sökerek sosyal medyada alkış toplama sanatı değildir.

Devlet yönetimi, slogan üretme değil; çözüm üretme işidir.

Millet, kelime oyunlarıyla değil; vizyonla yönetilir.

Bir siyasi hareketin kadrolarının zihinsel seviyesini anlamak için bazen saatlerce konuşmalarını dinlemeniz gerekmez. Ürettikleri tek bir örnek bile yeterlidir. Çünkü büyük akıl, büyük meselelerle meşgul olur; küçük akıl ise küçük sembollerle.