ESKİLER, tüfeğin keşfinden sonra mertliğin bozulduğunu söylerler; günümüzde de 'terör örgütleri'nden sonra mertlik sırra kadem bastı ve meydan yeri, ikiyüzlü, namert ve kaypak sözde devlet adamlarına kaldı!
Bu aşağılık sözde devlet adamları, yeni savaş modelini terör örgütleri üzerinden yapıyorlar. Kendilerinin kurup geliştirdiği, besleyip eğittiği ve her türlü silah, mühimmat ve para gücü ile destekledikleri bu terör örgütleri eliyle 'Vesayet savaşı/ları' yürütüyorlar.
Çağımızda bütün emperyalist güçlerin yeni savaş aparatı, çok kullanışlı olan bu terör örgütleridir. Türkiye'mizin başına da terör örgütlerinden en vahşisi olan PKK bela edildi.
Bu örgütle, Türkiye'nin ayağına 40 yıldır pranga vuruldu, 40 bin insan öldü ve sadece Türkiye'nin maddi olarak kaybı 4 trilyon dolardır.
Bu paranın, teröre harcanmayıp yatırıma dönüştüğünü düşünün, Türkiye'de de kişi başına düşen milli gelir AB ülkeleri ölçeğinde, yani 40 bin Avro dolayında olurdu. PKK, yalnızca Türkiye'nin değil, Suriye'nin, Irak'ın ve İran'ın da başlarına bela edildi.
Haberin DevamıSDG/YPG/PYD (PKK), Suriye iç savaşı esnasında, ülkenin üçte birini ve en kıymetli (verimli) topraklarını (Petrol ve su kaynakları) işgal etti. ABD bu örgütü, yine kendi kurduğu sözde DAEŞ'e karşı silahlandırdı ve eğitti.
Sözde dostlarımız ve müttefiklerimiz olan ABD ve AB ülkeleri, PKK ve DAEŞ aparatları ile bu dört ülkeyi (Türkiye, Suriye, Irak, İran) istedikleri gibi meşgul edip, güçsüzleştiriyor ve kalkınmalarını engelliyorlardı.
Türkiye'ye FETÖ ile dal budak sardıkları gibi benzer yapılandırmalarla da bu ülkeleri ahtapot gibi sardılar. Bu dört ülkenin hem içeriden ve hem de dışarıdan kuşatılmaları, bunları paramparça edip, bütün bu bölgeyi, garnizon devletçikler halinde İsrail'e peşkeş çekmek içindi.
Türkiye'nin dışındaki bu ülkeler, oyuna getirildiklerinin farkında olmadan, kendilerine uzatılan havuçlara gözü kara atıldılar; bu yanlış tutumlarıyla kendi başlarını yiyeceklerinin farkında bile değillerdi.
Türkiye, bölgesinde oynanacak bu oyunu daha başında fark etti ve gerekli tedbirleri aldı. Muhalefetin nankörlüğüne rağmen aldı; zira ana muhalefet partisi, 'Ne işimiz var Irak'ta', 'Ne işimiz var Suriye'de' 'Ne işimiz var Libya'da', 'Ne işimiz var Azerbaycan'da (Karabağ)' diyerek, yapacağımız askeri harekâtların tezkerelerine bile Meclis'te 'hayır' oyu kullandı.
Haberin DevamıMuhalefet, Suriye'nin güvenliğinin Türkiye'nin güvenliği demek olduğunu bir türlü anlamadı, anlamak istemedi. Türkiye'nin savunma hatlarının Gazze'den, Şam'dan başladığını görmedi, görmek istemedi.

4