Suriye ve terör gerçeği -2-

Başta PKK olmak üzere bütün terör örgütleri tek kelime ile maşadırlar, emperyalist güçlerin maşasıdırlar. Hiçbir terör örgütünün kendi başına, kendi imkânlarıyla yaşamak şansı yoktur. Maşası oldukları devletin ya da devletlerin her türlü destekleriyle ayakta durur ve varlıklarını sürdürürler.

Türkiye, 40 yıldır bu terör örgütü (PKK) ile boğuşuyor. Bir yandan hayatlarının baharında olan ana kuzusu fidanlarını toprağa verirken diğer yandan zaten kıt olan ülke kaynakları terör belası yüzünden heba edildi.

Sayın Erdoğan'ın yönetime gelmesiyle Türkiye devletinin çehresi değişti; zorba, baskıcı ve daha önemlisi halktan kopuk, halkına rağmen iş gören devleti demokratik, müşfik, halkı için iş gören devlete çevirdi. Süryanilerden Ermenilere, Rumlardan Alevilere, Kürtlerden Müslümanlara kadar ne kadar mağdur kesim varsa hepsinin maddi ve manevi haklarını teslim etti.

Diğer bir deyişle; o güne kadar birbirlerine ters bakan devletle milleti, milletin mağdur ve mazlum kesimlerini devletiyle barıştırdı.

PKK terör örgütü esas itibarıyla Marksist-Leninist, yani dinsiz bir yapılanmaydı. Sözde Kürtlük davasını savunmak üzere kurulmuştu. Oysa Kürtlerin büyük çoğunluğu mütedeyyin, dindar insanlardı.

Haberin Devamı

Örgütü kurup geliştiren ve kullanan dış güçlerin hedefi ile örgütün hedefi taban tabana zıttı. Dış güçler, kullandıkları bu maşayla bir yandan zayıflattığı ülkelerin iplerini elinde tutarken diğer yandan da o ülkelerdeki kaynakları kendi ülkelerine akıtırlar.

Aynı oyunlarla dün ve bugün İran'ın, Irak'ın ve Suriye'nin petrollerine çöktüler.

Terör örgütleri, kullanıldıklarını ve işleri bitince limon gibi sıkılıp atıldıklarını, ağababalarının kendilerine en lazım oldukları anda yüzüstü bıraktıklarında görüp anlarlar ama iş işten çoktan geçmiş olur.

Bu durumun tipik örneğini son olarak Suriye'de, PKK-SDG-YPG'de görmekteyiz.
ABD, kendilerinin yem olarak kurduğu DAEŞ bahanesiyle PKK-SDG-YPG'ye TIR'lar dolusu silah ve mühimmat verdi. Kendi uzman askerlerini gönderip örgütün elemanlarını eğitti. Suriye'nin petrol ve su kaynağı olan bölgelerini mahut örgütün kullanımına verdi.

ABD'nin bölgedeki uzantısı olan İsrail de devreye girerek örgütü/örgütleri paraya ve silaha boğdu.

Örgüt iki şeyi hesap edemedi; birincisi özellikle savunma sanayisinde ülkeyi şaha kaldıran Erdoğan yönetimindeki Türkiye'yi, ikincisi işleri bitince ve de zoru gördüklerinde kendilerini yalnız bırakacak ağababaları olan ABD'yi.

Haberin Devamı

Örgüt gerçekte ABD'nin gözünde 'metres' iken, onlar ABD'nin kedileriyle 'Katolik nikâhı' yaptığını zannediyor!