Suriye ve terör gerçeği -1-

İBRET alınmadığı için tarih yine tekerrür etti ve ibret almayan, almak istemeyen nadan güruhu, tarihin önünde bir kez daha rezil ve rüsva oldu.

Her zaman söylüyoruz lakin kimi nasipsizlere bir türlü anlatamıyoruz, Kürtler farklıdır, sözde Kürtler adına dağa çıkan Marksist-Leninist, imansız terör örgütü (PKK-PYD-SDG) farklıdır.

Kürtler de ve hatta diğer Müslüman gruplar gibi (Laz, Çerkez, Abaza, Arnavut, Boşnak, Gürcü, Arap, Roman vb.) tıpkı Türkler gibi bu aziz vatanın asli unsurlarıdır. Kurtuluş Savaşı'nı birlikte verdiler, vatan, din ve millet uğruna birlikte şehit oldular, muhtelif şehitliklerde koyun koyuna birlikte yatmaktadırlar.

Kurtuluş Savaşı'ndan sonra, rejim değişikliğine gidilerek Cumhuriyet ilan edildi. Yeni rejim rüştünü ispat etmek ve benimsediği devrimlerini halka dikte etmek isterken, davranış biçimlerinde aşırılığa kaçtı. Millete karşı yapılan bu denli zulümlerden nasibini almayan yalnızca bir avuç CHP'li seçkinci güruhudur.

Haberin Devamı

Bunun dışındaki bütün gruplar (Aleviler, Sünniler, Kürtler, Komünistler, sağcılar, solcular, milliyetçiler vb.) fazlasıyla nasiplerini aldılar ve kimi demokratik ve hatta insan hakları ellerinden alınarak mağdur edildiler.

İç barışı sarsan bu durumları bir maden gibi işleten düşman içimizdeki kimi gafilleri avlayarak, bunları fırsata çevirdi ve milli birliğimizi tehlikeye düşürecek boyutlara taşıdı. Bu amaçla PKK terör örgütünü kurdu.

Bize kefen biçen düşmanın asıl gayesi bu ülkenin asla güçlenmemesi ve dizleri üzerinde doğrulup ayağa kalkmamasıdır. Zira yeni bir Osmanlı ruhunun canlanmasından ödleri kopuyor!

Bunun için de ellerinden geleni artlarına koymadılar ve çeşitli vesilelerle (Kürt-Türk, Alevi-Sünni, sağcı- solcu vb.) kardeşi kardeşe kırdırdılar.

Tabir caizse, Türkiye'de yaşayan insanları 'deli' addedip, onları meşguliyetle, sözde tedaviye tabi tuttular. Böylece yurdum insanı enerjisini boşa harcayıp, toprağa verecek ve maddede ve manada kalkınma adına en ufak bir adım atamayacaktır.

Demokrasiye geçtiğimiz 1950'den sonra ise, NATO ile birlikte büsbütün içimize girdiler ve maddi ve manevi kalkınma adına yapılan her hamleyi askeri darbelerle akamete uğrattılar.

Yukarıda zikredilen fitne dosyalarını açıp kardeşi kardeşe boğazlattılar; bu iğrençliklerini de bahane edip darbe yapıp, demokrasiyi askıya aldılar.