İşte bu nedenle İstanbul açısından 1994'ten bile daha büyük bir siyasi kırılmanın eşiğinde olabileceğimizi düşünüyorum.
Nurettin Sözen dönemi CHP siyasi geleneğine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yaklaşık 25 yıllık bir iktidarsızlık getirdi.
1994'te kaybettiler.
2019'da dönebildiler.
Şimdi Ekrem İmamoğlu sonrasında ortaya çıkan tabloya bakıyorum:
Belediyeler hakkındaki soruşturmalar ve iddialar yenilir-yutulur cinsinden değil!
İmamoğlu meselesi...
CHP'nin kendi içerisindeki hukuk savaşı...
Mutlak butlan tartışmaları...
Partinin bölünmesi...
Yeni Parti'nin ortaya çıkması...
Ve ardından Yeni Parti yönetimiyle milletvekillerinin Türkiye'nin en kritik meselelerinden birinde birbirinden kopması...
Bütün bunların siyasi faturası 25 yıl mı olacak
Artık bundan emin değilim.
Belki 50 yıl olacak.
Çünkü Nurettin Sözen döneminde esas olarak bir belediyecilik ve siyasi iletişim krizi vardı.
Haberin DevamıBugün ise aynı anda bir belediyecilik, hukuk, liderlik, parti kimliği ve siyasi temsil krizi yaşanıyor.
Dolayısıyla 1994'ün faturası 25 yılsa, bugünün faturası neden daha kısa olsun
Hatta mesele yalnız CHP açısından da değerlendirilmemeli.
Yeni Parti açısından da aynı soru geçerli.
Bir siyasi parti daha kuruluşunun hemen ardından kendi genel başkanının en önemli siyasi tercihlerinden birinde milletvekillerinin çoğunluğunu yanında tutamıyorsa, gelecekte iktidar iddiasını hangi siyasi disiplin üzerine kuracaktır
İstanbul seçmeninin siyasi hafızasını küçümsememek gerekir.
1994 bunun en büyük kanıtıdır.
Bazen bir şehir size yalnızca bir seçim kaybettirmez.
Sizi bir kuşak boyunca bekleme odasına gönderir.
O nedenle bugün yaşananları yalnız günlük siyaset olarak okumamak gerekir.

16