2025 yılında yabancılara 21 bin 534 konut satıldı.
Bunların 7 bin 989'u İstanbul'da, 7 bin 118'i Antalya'da, 1.800'ü Mersin'de bulunuyordu.
En fazla konut alan yabancılar arasında Rusya, İran ve Ukrayna vatandaşları vardı.
Şimdi burada yanlış bir sonuca da varmayalım.
Yabancıya konut satılması tek başına bir ülkenin bağımsız olduğunun göstergesi değildir.
Zaten 2025 yılında yabancılara yapılan satışların toplam konut satışları içindeki payı yalnızca yüzde 1.3'tür.
Ama başka bir şeyi gösterir:
Ülkenizin cazibesini!
Bir Rus...
Bir İranlı...
Bir Ukraynalı...
Bir Avrupalı...
Bir Körfez ülkesi vatandaşı...
Parasını başka bir ülkede tutabilecekken neden İstanbul'dan, Antalya'dan veya başka bir Türk şehrinden ev alıyor
Türkiye'de yaşamak istediği için.
Burada yatırım yapmak istediği için.
Çocuğunu burada okutmak istediği için.
Haberin DevamıBurada çalışmak veya emekliliğini geçirmek istediği için.
Ya da Türkiye'deki gayrimenkulün geleceğine inandığı için.
İnsan parasını güvenmediği yere kolay kolay yatırmaz.
Bu nedenle yabancıların Türkiye'de gayrimenkul edinmesi bağımsızlığın doğrudan ölçüsü olmasa da Türkiye'nin uluslararası ekonomik cazibesinin göstergelerinden biridir.
Aynı şeyi turizmde gördük.
Yaklaşık 64 milyon ziyaretçi Türkiye'ye geliyor.
Sağlıkta gördük.
Bir milyondan fazla uluslararası hasta Türkiye'ye tedavi olmaya geliyor.
Gayrimenkulde görüyoruz.
On binlerce yabancı Türkiye'de ev satın alıyor.
Müteahhitlikte görüyoruz.
Türk şirketleri dünyanın başka ülkelerinin şehirlerini inşa ediyor.
Bütün bunları yan yana koyduğunuzda başka bir Türkiye resmi ortaya çıkıyor.
Dünyadan kopmuş bir ülke değil...
Dünyanın gelmek istediği bir ülke.
Dünyanın para harcadığı bir ülke.
Dünyanın tedavi olduğu bir ülke.
Dünyanın gayrimenkul aldığı bir ülke.
Ve kendi şirketlerinin başka ülkelerde şehirler, havaalanları, yollar ve altyapılar yaptığı bir ülke.
İşte bağımsızlıkla kalkınmanın birbirine bağlandığı nokta burasıdır.
Fakat önümüzde çok büyük bir görev var.
Türkiye'nin eski konut stokunu yenilemek zorundayız.
İstanbul'u depreme hazırlamak zorundayız.
Şehirlerimizi yalnız bina değil, mahalle mahalle dönüştürmek zorundayız.
Haberin DevamıTarihi dokuyu korumak zorundayız.
Yeşil alanı artırmak zorundayız.
Ulaşımı çözmek zorundayız.
Enerji verimli ve akıllı binalar yapmak zorundayız.
Çünkü gelecek 20 yılın Türkiye'sinde mesele artık yalnız daha fazla konut yapmak değildir.
Daha güvenli, daha güzel, daha yaşanabilir ve daha dirençli şehirler kurmaktır.
Nitekim Türkiye bu konut üretme kapasitesini daha da büyütmeye hazırlanıyor.

21