Ramazan mübarek

EN kutsal ayı, Ramazan-ı şerif ayını idrak ediyoruz (elhamdülillah). İnsanlığın kurtuluş reçetesi olan Kur'an-ı kerim bu mübarek ayda inmeye başlamış ve fazilet bakımından bin aydan daha üstün ve kıymetli olan Kadir Gecesi bu ayda bulunmaktadır.

İmam-ı Rabbani Hazretleri buyuruyor ki:

'Bu ayda yapılan nafile ibadetlere (nafile namaz, zikir, sadaka vb.) farz sevabı, farz ibadetlere ise yetmiş farz sevabı verilecektir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları af olur, cehennemden azat olur. Bu ayda rahmet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar zincirlere bağlanır. Allahü Teâlâ bu mübarek ayda O'nun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin.

Ramazan ayına hürmet edip onu ibadet ve taat ile geçirenin bütün senesi hayır ve başarılarla dolu geçer. Bunun aksi olursa, o kişinin bütün senesi zarar ve ziyan içinde geçer'.

Dolayısıyla bu mübarek ay, bağışlanmak için en önemli fırsat günleridir.

Geçen gün, İmam-hatip olan bir arkadaşla oturuyorduk; ona, 'Hocam, cemaate fıkıh (ilm-i hal) bilgileri vermiyorsunuz. Cemaatin bir kısmı, imamdan önce eğilip kalkıyor, kimi sandalyede namaz kılıyor, kimi hutbe esnasında cep telefonunu bakıyor. Mesela ramazan geldi, orucun farzlarını hatırlatmak lazım. Zira ibadetin farzlarını bilip yerine getirilmeden, o ibadet yapılmış olmaz. 'Orucun farzı kaçtır' diye sordum. Hatırlayamadı iyi mi

Haberin Devamı

'Hocam, senin bilmediğini cemaat nasıl bilsin Bu farzlar (oruca niyet etmek, niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak (farz orucun niyeti akşam namazı vaktinden ertesi günün kuşluk vaktine kadardır) ve imsak vaktinden güneş batıncaya kadar orucu bozan şeylerden sakınmak) bilinip yerine getirilmeden tutulan oruçlar, boşuna aç kalmak olur; lütfen vaazda veya hutbede orucun farzlarını cemaate hatırlatın' dedim.

Sandalyede namazın caiz olmadığını Diyanet İşleri Başkanlığı, hazırladığı yazılı metinlerle bütün camilerin kapılarına astırdı. Ne bunları okuyup ibret alan cemaat var ne de bunları cami içerisinde cemaate açıklayan ve ikaz eden İmam-hatip var.

İbadetlerin nasıl yapılacağını, namazın nasıl kılınacağını, orucun nasıl tutulacağını sevgili Peygamberimizin (Aleyhisselam) uygulamalarında görüp anlıyoruz.

Günümüzün kimi aklı evvelleri, 'Kur'an bize yeter, Peygamberin sözlerine gerek yoktur; zira onların çoğu şaibelidir' demeleri, kendi yüz karalıklarını ilan etmekten başka bir şey değildir.

Haberin Devamı

Kur'an-ı kerimin birinci elden muhatabı sevgili Peygamberimizdir ve onu (Kur'an-ı kerimi) en kâmil manada anlayıp, hem açıklamış (hadis-i şerifler) ve hem de bizzat tatbik etmiştir.