Maarif davamız -3-

Devlet ve millet hayatımızın idaresinde en önemli husus siyasi istikrardır.

Siyasi istikrarın olmadığı bir ortamda, devlet ve millet yararına bir şey yapabilmenin ve hele uzun vadeli yatırımların yapılabilmesinin imkân ve ihtimali yoktur.

Bakınız; AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılına kadarki dönemde Türkiye'de kurulan hükümetlerin ortalama ömrü sadece 16 aydır. Hükümetlerin gelmeleriyle gitmeleri bir olmuş; böyle bir ortamda, siyasi iradenin alacağı hiçbir kararın sürdürülebilme imkânı yoktur.

Siyasi irade istediği kadar iyi niyetli ve kararlı olsun, alınacak bu kararlar asla kuvveden fiile çıkamaz.

Mahut hükümetler döneminde Milli Eğitimimizin trajikomik bir hali vardı ve hangi bakan gelirse gelsin alacağı kararların özeti, yaz-bozdan ibaretti. Nitekim öyle de oldu.

AK Parti 23 yıldır tek başına iktidarda olup siyasi istikrarı sağlamaktadır. Buna rağmen Milli Eğitimde gerekli başarı elde edilememiştir. Maddede sağlansa bile manada (müfredat-içerik) gerekli merhale (aşama) sağlanamamıştır.

Haberin Devamı

İlk defa aranan kan Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin'le bulunmuş, eğitimimizin gerçek 'milliliği' söz konusu olarak, müfredata el atılabilmiştir.

Sayın Bakan konusuna hâkim ve tecrübeli; uzun yıllar bakanlık müsteşarlığı yapmış olduğundan, yapıyı ve yapının eksik ve aksayan yönlerini biliyor.

Malum; Millî Eğitim Bakanlığı FETÖ'nün ziyadesiyle cirit attığı ve kirlettiği bakanlıklardan biridir. Bu pislik temizlenmedikten sonra, hak ve hakikat namına herhangi bir icraat yapılamaz.

FETÖ pisliği ortalığı kaplamışken, alınacak her karar, yapılacak her türlü icraat ölü yüzüne pudra sürmekten ileriye gidemeyecektir.

Sayın Yusuf Tekin, FETÖ'cülerin bütün melanetlerini görüp bilen ve onlarla kıyasıya mücadele eden gerçek bir serdengeçti. Önceki görevlerinde de yetkisi dahilinde FETÖ'cülere göz açtırmadı ve bu kirli yapıya karşı savaştı.