Laiklik hezeyanları

MALUM birileri, yine Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya başladı!

Millî Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınlayarak 'isteyen' okulların ramazan etkinliği düzenleyebileceğini vurgulayınca at kaçmış torba düşmüş!

Laikliği, devletin bütün inançlara ve o inanç gruplarına karşı eşit mesafede durması ve dini özgürlüklerin teminatı olarak görmeyip; tam tersine laikliği yalnızca bir inanca ve onun mensuplarına, yani İslamiyet'e ve Müslümanlara karşı azılı düşmanlık olarak gören azgın bir azınlığın hezeyanlarıyla karşı karşıyayız. Mankurtlaşmış bu tiplerin ne yaşadıkları toplumdan, toplumun değerlerinden, ne haktan-hukuktan, Anayasa'dan haberleri var. Zira Anayasa'nın 17. Maddesinde: 'Herkesin madde ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu' belirtilir.

Hal böyle iken, neymiş efendim; Çocuklarımızın kendilerinin ve ebeveynlerinin istekleri doğrultusunda bu ekinliklere katılması; Türkiye'yi Talibanlaştıracak, Ortadoğu'nun gerici bataklığına sürükleyecekmiş. Bundan dolayı da bu mahut azgın azınlık (168 ne idüğü belirsiz kişi), laikliği birlikte savunacak, Şeriatçı dayatmaları reddederek karanlığa teslim olmayacakmış.

Haberin Devamı

Zift dolu bu kafa, kapkara cehaletiyle Şeriat'ın, İslamiyet'in kendisi olduğundan bile habersizdir. Öyle ki, bir yandan Müslümanım der, diğer yandan 'Kahrolsun Şeriat!' diye nara atar.

Bu kafanın cemaziyülevvelini çok iyi biliriz. Bu kafa, din (din denilince yalnızca İslam Dini), iman, Allah, Peygamber, ezan, namaz, oruç, hac vb. denilince, aslan görmüş yaban eşekleri gibi olurlar.

İslamiyet'in ve onun gerekleri (vecibeleri) bunları adeta kudurtur.

Laikliği, yalnızca İslam ve Müslüman düşmanlığı olarak gören bu kafa yüzünden, onlarca sene boyunca bu milletle bu devletin arası açılmıştır. Normal lise derslerinin yanında dini tahsil de gören İmam-Hatip Lisesi mezunlarına 'katsayı' zulmü uygulanarak yüksek tahsilleri engellenmek istenmiştir.

Başörtüsü takıyor diye, on binlerce kızımız üniversite kapılarından kovulmuştur. Onlara deli muamelesi yapılarak, 'ikna odalarında' sorguya çekilmiş; hasbelkader okuyup da fakültesini birincilikle bitirmiş kızlarımız diploma törenlerinden tartaklanarak sürüklenmiş ve salondan çıkarılmıştır.

Haberin Devamı

Bu azgın azınlık 28 Şubat döneminde öylesine kudurmuştur ki; şehit anneleri, bu vatan için canını vermiş evlatları için düzenlenen törenlere, başörtülü diye alınmamıştır. Bir fırsatını bulup törene katılabilen başörtülü şehit annesinin başörtüsü, oradaki yüksek rütbeli subayın elindeki sopa marifetiyle başından çıkarılıp atılmak istenmiştir.