TÜRKİYE'de ne alışılagelen sağ ve ne de diğer ülkelerde örneği olan sol partiler vardır.
Bizde Cumhuriyet kurulduğu zaman, tek parti üzerine inşa edildi; dolayısıyla 1950 yılına kadar, bizdeki Cumhuriyet sisteminin demokrasiyle yakından ve uzaktan bir ilgisi yoktu.
Zira demokrasinin olmazsa olmazı çok partili hayattır, diğer bir deyişle muhalefet partisinin veya partilerinin olmasıdır.
2. Cihan Savaşı'ndan sonra dünya taksim edilirken, Türkiye, ABD'nin tarafında kaldı. Ayrıca; Sovyet tehdidinden korunmak için NATO'ya girmek için müracaat etti.
İsmet İnönü asla demokrasi taraftarı değildi; dışarısının zorlamasıyla çok partili hayata geçmek zorunda kaldı. Orada da hinliğini göstererek; rakip parti olan Demokrat Parti'yi 1946 seçimlerine, 'Açık oy, gizli tasnif' katakullisiyle soktu.
Dolayısıyla bizim demokrasiye (çok partili hayata) geçişimiz ancak 1950 seçimleriyle olabilmiştir. Böylece iki büyük kitle partisi siyasi yelpazede yer almıştır. Bunların kitlesel oy oranları ise, Demokratların
Haberin Devamı% 65-70, Cumhuriyetçilerin (CHP ve diğerlerinin) ise % 30-35 bandındadır.
İç ve dış vesayet odakları, mahut tabloyu hiçbir zaman ne kabul etti ve ne de hazmetti. Zira onların istediği, kendilerinin güdümündeki CHP'yi, sürekli iktidar yapmaktı.
Ama millet tam tersini istiyor ve CHP'nin karşısındaki partiyi iktidara taşıyordu. Bunun da kolayını buldular; darbe yapıp milletin iktidarını indirdiler ve vesayetçilere yaptırdıkları anayasa ile gelecek bütün iktidarları kendi güdümlerine aldılar.
Adalet Partisi % 52 oyla tek başına iktidar oldu lakin başbakan Süleyman Demirel, TRT'ye genel müdür atayamıyordu. Yani davul, milletin seçtiği iktidarların boyunlarında, tokmak ise askeri ve sivil vesayet odaklarının elinde idi.
İçerideki vesayet odakları da müstakil değillerdi, tamamen dışarıya endeksliydiler. Bu durumun tipik örneğini 15 Temmuz 2016'da darbe teşebbüsünde gördük. Bizim (!) NATO'da görevli subaylarımızın çoğu (generaller dahil) iltica edip başka ülkelere kaçtılar.
Vesayet zihniyetinin birinci önceliği ülkede siyasi istikrarsızlık oluşturmaktır; kitle partilerini bunun için böldüler, her on yılda bir bunun için darbe yaptılar.

14