Kirli savaş

KORKULAN oldu; öyle anlaşılıyor ki korku dağları sararak olmaya ve yayılmaya devam edecek!

İnsan kasabı Netanyahu ne yapıp edip, ABD Başkanı Trump'ı savaşa ikna etti ve el ele vererek İran'a saldırdılar. Halbuki Trump kendini barış yanlısı ilan ediyor, bununla övünüyor ve bu tavrıyla Nobel Barış Ödülü bekliyordu.

Trump'ın gençliğinde içine düştüğü pedofili-sapkınlık hali dosyalanmış, MOSSAD tarafından arşivde tutuluyordu. Bu iğrenç dosyaların yalnızca bir kısmının yayınlanmasıyla başta ABD olmak üzere bir sürü devletin yönetim kademesinde kızılca kıyametler koptu.

Ki bu durum, pislik dağlarının yalnızca görünen kısmıydı; zira asıl turp heybede idi!

Netanyahu işte bu heybedeki turpu, Trump'ın gözlerine sokarak mahut kirli savaşa zorladı.

Bu yüzden koca ABD, bir avuç Siyonist'in güdümüne girerek bu kirli savaşı başlattı. Trump aklı sıra bölgeye yapacağı askeri yığınakla İran'ı korkutup teslim alacaktı. İran'ı içinden karıştırarak iç savaş çıkarmak istediler, olmadı.
İran'ın kılcal damarlarına kadar nüfuz etmiş olan İsrail bu durumu fırsat bilerek, müzakereler olumlu bir seyir takip etmesine rağmen, Tahran'ı vurdu ve bu vuruşla İran'ın dini liderini ve üst düzey yöneticilerini öldürdü.

Haberin Devamı

Ava giderken avlanan ABD de mecbur kalıp saldırdı.
Kirli savaş dedik; mahut savaşta değneğin iki ucu da yani hem İsrail ve ABD cephesi ve hem de İran cephesi kirlidir. O İran ki onca petrol zenginliğinden halkına zırnık koklatmayıp, onları sefalet içinde bıraktı ve tüm kaynaklarını Şii yayılmacılığı için harcadı.

Diğer bir ifade ile İran tarihteki rolünü icra etti; nitekim tarih boyunca hiçbir gayr-i müslim devletle savaşmadı, hep Müslüman devletlerle savaştı.

İran, emperyalistlerin oyununa gelerek rejim ihracına kalkıştı. Bu cümleden olarak, Şii milislerden oluşan çeşitli terör örgütleri kurarak komşu Müslüman ülkelerin üzerlerine saldı.