İstikbali gören liderler

Erdoğan ve Bahçeli'nin savunma hamleleri Türkiye'yi bölgesel güçten küresel güce çıkaracak mı, yoksa mevcut coğrafi ve ekonomik riskler bu iddiaları desteklemekte yetersiz mi?

Fuat Bol
01.04.2026
45
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Erdoğan ve Bahçeli liderliğinde Türkiye'nin milli savunma seferberliği ve aktif dış politika sayesinde rol biçilen konumdan rol biçen konuma geçtiğini iddia ediyor. Bu hamlelerin gerekçesi olarak, İsrail tehdidi ve bölgesel istikrarsızlık gibi dış tehlikeleri gösteriyor ve muhalefet partisinin 'sorumluluğu' eleştiriyor. Ancak geçmiş yirmi yılda savunma teknolojisine yapılan yatırımlar gerçekten de bölgesel krizleri çözmüş müdür, yoksa işletmiş midir?

Dünyayı okuyabilen, dünyanın nereden gelip nereye gittiğini görebilen, yani dünyanın içine düşebileceği tehlikeleri önceden görüp gerekli tedbirleri alarak ülkesini ve milletini; etrafı ateş çemberi de olsa, huzur adasında yaşatan siyasi liderlere sahibiz (Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli).

Ne kadar şükretsek az.

Bu netameli, kaotik dönemde, Sayın Erdoğan'sız ve Sayın Bahçeli'siz bir dönemi düşünmek bile istemiyorum. Allah saklasın; değil dünyayı okumak, burnunun ucunu göremeyen mahut ana muhalefet partisi gibi bir siyasi oluşum iktidarda olsaydı, halimiz niceydi

Büyükşehirlerin çoğunun belediye başkanlıklarını ele geçiren bu partinin icraatlarını görüyorsunuz, millete hizmet yolunda taş üstüne taş koymadıkları gibi, belediyenin kaynaklarını zimmetlerine geçirmekle veya çarçur etmekle meşguller.

Daha önemlisi; bu kafa, savunma sanayisine karşı, İHA'ya SİHA'ya ne gerek var diye Meclis kürsüsünden sözüm ona muhalefet yapıyorlar.

Bizdeki bu sorumsuz muhalefet, Osmanlı ordusu, Bizans'ın kapısına dayandığında içerideki papazların halini yansıtıyor. Onlar da kapıya dayanan tehlikeden habersiz, meleklerin cinsiyetini tartışıyorlardı.

Haberin Devamı

Aynı şuursuzluktaki bu muhalefet de 'Ne işimiz var Suriye'de, Libya'da, Akdeniz'de, Azerbaycan'da, Afrika'da', 'YPG (PKK) bize mi saldıracak'; diyerek, suya sabuna dokunmayan bir 'yurtta sulh, cihanda sulh' politika izlenmesini salık veriyordu.

Hani nerede cihanda sulh Etrafımız ateş çemberi değil mi

Suya sabuna dokunmadan temizlik yapılabilir mi

İsrail, açıktan; 'Arz-ı Mev'ud'u güdüyorum; bu toprakları bize Tanrı vadetti, bunların içinde Türkiye toprakları da var, sıra oraya da gelecek!' diyerek tehdit ediyor. ABD'yi ikna ederek, İran ile savaşa sokuyor. Kendisi, bütün bir Ortadoğu'yu ateşe atmanın derdinde.

Atalarımız, 'Sulh ve sükûn istiyorsan, cenge (savaşa) hazır ol!' demiyor mu

Sayın Erdoğan ve Sayın