Türkiye, uzun yıllardır büyük soruşturmaları canlı yayın izler gibi takip ediyor. Organize suç dosyaları, mali suçlar, kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili iddialar, terör soruşturmaları, zaman zaman da siyaseti ilgilendiren davalar...
Neredeyse hepsinde kamuoyunun verdiği ilk tepki birbirinin aynısı oluyor.
"Bu kadar mı"
"Esas isimlere dokunulmadı."
"Demek ki dosya boş."
Oysa büyük soruşturmaların mantığı çoğu zaman böyle işlemez.
Birkaç kişinin gözaltına alınmasıyla başlayan süreç, çoğu zaman soruşturmanın sonu değil; başlangıcıdır. Çünkü modern suçla mücadelede en değerli unsur artık yalnızca ifade değildir. Dijital materyaller, telefonlar, bilgisayarlar, finansal hareketler, mesajlaşmalar, kamera kayıtları, şirket ilişkileri ve insan ağlarıdır.
İlk operasyonun ardından ortaya çıkan her yeni veri soruşturmayı yeni bir yöne taşıyabilir.
Bazen de esasında iddia makamı ana zanlıyı ilk gün bilmektedir. İstihbaratta bilinen 'uzun ip' tabiri gibi adli bakışta da tespit edilmişi yakın takibe almak, yeni delil ve kişilere ulaşmak hedeflenir.
Haberin DevamıBu nedenle büyük dosyalar tek celsede yazılmış bir senaryo değildir; yaşayan organizmalardır. Her yeni bilgi, yeni bir kapıyı açabilir.
Burada dikkat çeken başka bir olgu daha var.
Organize suç literatüründe yıllardır üzerinde durulan bir kavram vardır; cezasızlık algısı.
Uzun süre yakalanmayan, geçmişte çeşitli yöntemlerle hukuki yaptırımlardan kurtulmayı başaran veya kendisini güçlü ilişkilerle koruyabileceğine inanan bazı kişi ve yapılar zamanla farklı bir psikolojiye girer.
Önce tedbir azalır.
Sonra dikkat kaybolur.
Ardından özgüven, yerini kibre bırakır.
Ve en sonunda "Bize bir şey olmaz" düşüncesi hâkim olur.
İşte bu yüzden 'sözde' Cumhurbaşkanlığı Adaylık Ofisi yöneticisi Ece Güner, Bodrum'da yazlığından alınır; kardeşi panikle yurtdışına para havale eder ve havalimanından toplanır; Haluk Levent kaçış güzergâhında yakalanır.
Tarih boyunca birçok büyük suç organizasyonu kusursuz plan yaptığı için değil, tam tersine kendisini yenilmez gördüğü için hata yapmıştır.
Aşırı özgüven suç dünyasının en büyük düşmanıdır.
İşte tam bu noktada kamuoyunun sık yaptığı bir değerlendirme hatasına da değinmek gerekiyor.
İlk gözaltılara bakılarak "Demek ki dosya bundan ibaret" deniliyor.
Haberin DevamıOysa soruşturma makamları, dosyanın hangi aşamasında hangi kişiye işlem yapacağına yalnızca operasyonel ihtiyaçlara ve eldeki delillere göre karar verir. Her dosyanın yöntemi farklıdır. Bazen ilk aşamada çok sayıda kişi hakkında işlem yapılırken, bazen de soruşturma aylar boyunca sessiz ilerler ve yeni deliller elde edildikçe kapsam genişler.
Bu nedenle soruşturmaların seyri hakkında peşin hükümler vermek çoğu zaman isabetli olmaz.
Bir başka önemli nokta da şudur.

3