Yazar, Netanyahu ve Trump gibi 'deli' liderlerin dünyayı savaşa sürüklerken, diğer ülkelerin liderleri ve kamuoyunun duyarsızlığını kınayor. İnsanın zulme karşı üç seçeneğinden birinde olması gerektiğini (güç kullanmak, protesto etmek ya da nefret duymak) savunuyor ve İsrail ile ABD halklarının bu liderleri görevden almaya çalışmaması durumunda suçun ortağı haline geleceğini iddia ediyor. Peki, seçimler ve mekanizmalar sadece İsrail ve ABD'de mi işliyor, başka yerde iş görmüyor mu?
DÜNYA ülkeleri, lider bazında kaht-ı ricali (liyakatli devlet adamı kıtlığı) yaşıyor.
Bu denli adam kıtlığının arasından iki tane 'deli' çıkıyor, kendi ülkeleriyle beraber bütün dünyayı ateşe veriyor. Ülkelerinin adım adım ateşe sürüklendiğini gören diğer liderlerin birkaçı hariç hemen hepsi hiç ses çıkarmadan bu vahim gidişi seyrediyor.
Mahut ülke liderlerinin İsrail'in işlemekte olduğu vahşetine karşı da tutumları aynı, yani duyarsız kaldılar. Buna rağmen bu ülkelerin halkları, İsrail zulmüne sessiz kalmadı; İsrail'in katil yöneticilerini lanetledikleri gibi bu soykırıma tepki göstermeyen kendi liderlerini de suçladılar.
Nasıl tavır koymasınlar ve suçlamasınlar ki insan olmanın, zulmün karşısında sergilemesi gerekli halleri bellidir. Bunlar da gücü yetenin güç kullanıp zulmü ortadan kaldırması, gücü yetmeyenlerin tepkilerini ortaya koyup dilleriyle (miting vb.) zulmü protesto etmeleri, buna da imkânı olmayanların kalpleriyle zulmü yapanlara karşı buğuz (nefret-öfke) duymalarıdır.
Haberin DevamıZulüm karşısında bu üç halden birinde olmayan insan bile olmayıp aynı zulme ortaktırlar.
Bütün bir dünyanın ateşe sürüklenmesinde asıl görev, neredeyse kıyamet ateşini yakan ve bu aleve körükle giden İsrail ve ABD başkanlarının liderlik ettiği bu ülkelerin halklarına düşmektedir.
İsrail halkı veya ABD halkı, Netanyahu ya da Trump kendi ülkeleriyle beraber bütün bir dünyayı alev topuna çevirsinler diye seçmedi.
Ama görünen o ki bu iki 'deli' kendilerine verilmeyen bir yetkiyi, delice kullanmak istemekte ve bunun gereğini yapmak için ellerinden geleni artlarına koymamaktadırlar.
Bu durum karşısında ne İsrail halkı ve ne de ABD halkı sessiz kalamaz; bu iki 'deli'yi nasıl seçtilerse aynı şekilde görevlerinden uzaklaştırmasını da bilmeli ve gereğini yapmalıdırlar.
İsrail halkı ve ABD halkı, ülkeleriyle birlikte bütün dünyayı ateşe atmak isteyen ve bunun için sergilemedikleri vahşet örneği kalmayan bu liderlerinin başına gök kubbeyi yıkmıyorlarsa; haksızlık karşısında susan dilsiz olmalarının yanında liderlerinin işledikleri bütün suçlara da ortak olurlar.
İnsan müsveddesi 'adam' kalkıyor ve 'İran'ı tarihten sileceğim!', 'Bir medeniyeti, bütün unsurlarıyla yok edeceğim!' diyor ve bunu yani insanlık suçunu bütün dünyaya ilan ediyor.

4