F.Gülen denilen iblis, önceleri kendisini Nurcu olarak gösterdi; şeytani zekasıyla Said-i Nursi'nin külliyatını ezberlemişti.
Böylece, ulaştığı geniş kitleleri de efsunlamasını bildi. Şöhrete ulaştıktan sonra, kendi şeyhliğini ilan etti. Nurculuk konusunda da samimi olmayıp takiye yapmıştı.
Dini görünümlü bir cemaatin içine girip onları, dinen ifsat edebilmenin zorluğu ortada iken, bunu nasıl başardı dersiniz Zira tereciye tere satarak, onları efsunlamak kolay olmasa gerektir!
Zira dinini bilmeyen şeytanın maskarası olur. Bu iblisi dinleyenler dinlerini gerektiği gibi bilselerdi, değil bunun peşinden gitmek, bunu konuşturmaz ve behemehal (her şartta) huzurlarından kovarlardı.
O, bomboş, ıpıssız bulduğu tarlaları istediği gibi sürdü, zehrini kustu ve itiraz namına hiç kimseden ses seda çıkmadan sahte şeyhliğini sürdürdü.
Dünün Türkiye'sinde bunu yapamazdınız, yaptırmazlardı. Nitekim din adamı kılığındaki İngiliz casusu olan Cemaleddin Efgani (gerçekte İranlı Şii) İstanbul'daki bir konferansında 'Peygamberlik zanaattır' deyince, kızılca kıyamet kopmuş ve bu şahıs ülkeden kaçmak zorunda kalmıştır.
strong class'read-more-detail'Haberin DevamıŞimdiki casus olan F. Gülen iblisi ise, kardinal olup, 'Dinlerarası diyalog' toplantılarıyla; 'Muhammed Allah'ın resulüdür denmesi gerekmez' diyerek, hutbelerde okunan 'Allah indinde hak din yalnızca İslamiyet'tir' ayet-i kerimesini adeta yasaklayarak hiçbir camide okutmadı.
Etrafındakiler de bön bön bakıp durdu.
Bu kişi, sözde dini sohbetlerinde Allah'ın kendisinde tecelli ettiğini (Allah olduğunu) söylediğinde cemaat denilen aynı güruh kuzu kuzu dinledi.
Haşa Peygamberi ayağına kadar getirdiğini ve daha da ileri giderek Allah'ın kendisine hitap ettiğini söylüyor.
Şu deli saçmalıklarına bakar mısınız: 'İsevi Müslümanlar', 'Düşündüm, Peygamberi karşıma getirdim, ona dedim ki, üzgünüm, ama bunları senin için sana rağmen yapıyorum', 'Ben sizin soldaki meleklerinize talimat verdim günah yazmayacaklar'...

98