TÜRKİYE'nin siyasal dönüşümü yalnızca iktidar değişimleriyle açıklanabilecek bir süreç değildir. Asıl dönüşüm devleti ve siyaseti uzun yıllar boyunca şekillendiren zihniyet kuşağının tarih sahnesinden çekilmesiyle ilgilidir.
Bugün bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan ayrışmadır. Kendisini Cumhuriyet'in kurucu mirasının doğal temsilcisi olarak gören ve bu siyasi miras üzerinden onlarca yıl sözde meşruiyet üreten bir partide kurultay mücadelesine girerek tabanın desteğini almaya çalışmak yerine ayrılmayı tercih eden kadroların önemli bölümünün arkasında hâlâ 80'li ve 90'lı yaşlarındaki eski kuşak siyasetçilerin etkisi görülmektedir.
Ortaya çıkarılmaya çalışılan yeni siyasi yapı ise daha ilk gününden önemli bir çelişki taşımaktadır. Bir tarafta CHP'den ayrılan isimler, diğer tarafta AK Parti'de bakanlık yapmış isimler, DEVA Partisi kökenliler, MHP geçmişi olan siyasetçiler ve farklı siyasi geleneklerden gelen aktörler aynı çatı altında buluşturulmaktadır.
Haberin DevamıBu çeşitlilik tek başına bir sorun değildir. Sorun bu yeni partinin zihni altyapısının gerçekten yeni olup olmadığıdır.
Bir önceki yazıda Türkiye'nin eski devlet anlayışından yeni bir toplumsal ve siyasal işletim sistemine geçtiğini anlatmıştık. Bilgisayar benzetmesiyle ifade edecek olursak; yeni nesil bir işletim sistemine sahip bir bilgisayarda eski işletim sistemini aynı anda çalıştırmaya kalkarsanız ortaya çıkan sonuç hızlanan bir makine değil, kilitlenen bir makine olur. Sistem sürekli hata verir, kaynaklar tükenir ve performans düşer. Siyaset de böyledir.
Adında "yeni" kelimesi bulunan bir parti, eğer karar alma reflekslerini, devlet-toplum ilişkisini, siyaset yapma tarzını ve zihinsel kodlarını eski dönemin anlayışı üzerine inşa ediyorsa, ortaya gerçekten yeni bir siyaset değil, yalnızca yeni ambalajlanmış eski bir yazılım çıkar.
Toplum ise artık ambalajı değil, yazılımı okumaktadır.
Bu sürecin daha ilginç tarafı ise henüz yaşanmadı.
Bugün yeni oluşumlarda kendilerine yer bulan veya bulamayan birçok eski CHP'li siyasetçi, birkaç yıl sonra yeniden CHP'ye dönmek istediğinde bambaşka bir partiyle karşılaşacaktır. Çünkü onlar ayrıldıktan sonra CHP'nin kendi içinde de kuşak değişimi devam edecek; yeni yaş grupları, yeni siyaset dili ve yeni öncelikler partinin yönetimini şekillendirecektir.
Haberin DevamıDolayısıyla geri dönmek isteyenler yalnızca ayrıldıkları yere dönemeyecek; döndüklerinde artık oraya da ait olmadıklarını göreceklerdir.
Bu durum yalnızca siyasi bir yalnızlık üretmeyecek, aynı zamanda psikolojik bir dışlanmışlık hissini de beraberinde getirecektir.
Hayatının büyük bölümünü siyasette geçirmiş, kimliğini siyaset üzerinden tanımlamış insanlar için aidiyet kaybı son derece ağır bir duygudur. Böyle dönemlerde siyaset dili daha sertleşebilir, kutuplaşma artabilir ve kişisel hesaplaşmalar toplumsal tartışmaların önüne geçebilir.

13