Enerji, teknoloji ve milli güvenlik (5)

ENERJİ konusunu bir kez de kent ulaşımı ile ilişkilendirerek ele almakta yarar olacaktır.

Felaket senaryosu ile zihin açarsak, tarihte kalmış bir örneği hatırlatalım;

1980'lere kadar İstanbul'da İETT'nin araç filosunda 'boynuzlu' denilen elektrikli troleybüsler çalışırdı. Havada döşeli elektrik hattından enerji çeker ve ilerlerdi. Boynuzun hattan çıkması veya elektrik kesintisinde sorun olur, ulaşım aksardı.

Bu örnek ile kentin yerel yönetiminin yani İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin o yıllarda dahi elektrikli araç ile faaliyet gösterdiğini anlatmak istedim.

Diğer yandan yarın taksilerin de tamamen elektrikli araca dönüşeceği artık kaçınılmaz bir gerçek.

İstanbul'da birçok ilçenin gece ve gündüz nüfusu büyük değişim gösteriyor. Bu ilçelerde elektrik dağıtım şirketlerinin trafo merkezleri günün önemli zaman diliminde 'atıl' duruyor.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

Kaynak israfı ile elektrikli araç sayısının artışı ve yeni trafo yatırımlarından ziyade bu atıl kapasitelerin EPDK veya Bakanlık tarafından tespit edilerek öncelikle değerlendirilmesi milli bir sorumluluktur.

Yarın taksilerin bekleme noktaları (zaten mobil uygulamalar birçok yeni davranış geliştirmektedir) ve durakları da yeniden konumlandırılacaktır.

Kısacası enerjinin geleceğinde kentlerin yönü nereye gidecektir sorusu analiz edilmeden yapılacak yatırımlar 'yanlış' olabilecektir.

Geçen İspark ihalesindeki kasıt kokan tuhaflık uyarıcı olmalıdır.

Konu ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimler ile ana eylem kurgusu mutabakatı sağlanmadan yarım yamalak ele alınmamalıdır.