Enerji, teknoloji ve milli güvenlik (4)

ELEKTRİKLİ otomobillerde Türkiye'yi küresel üretim üslerinden biri haline çevirmek için hükümetin kararlılığı net şekilde görülmektedir.

TOGG'un ve diğer yerli üreticilerin ardından bu kadar önemli Çin kökenli şirket fabrika kurmaktadır.

Elektrikli araç şarj istasyonlarında, ünitelerin kurulum yapılabileceği yerlerin sahiplerinin 'fırsatçı, aşırı talepkâr olması', enerji altyapısı (trafo kapasitesi) ve enerji hattı (kablo) maliyetlerinin yüksekliği yeteri kadar şarj ağı işletmecisine, yatırımcısına rağmen yaygınlaşmanın hızını kesmektedir.

İstanbul'daki son İspark ihalesindeki 'kurgu', 'kasıt iddiası' ve 'tuhaflık' da ayrı bir risktir.

En fazla 3 yılı bulacak yakın dönemde ülkemizde üretilecek elektrikli otomobiller, fiyatlama olarak da erişilebilir, seçenek zengini hale geldiğinde şarj ağının da aynı oranda hazır olması gereklidir. Yoksa, ağ dışında kişilerin evine yapacağı altyapı yatırımları ile konu kökten çözülmeyecektir.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

Şarj ağı ve bu konuyla ilgili mümkün olabilecek çok sayıda şirketin varlığı, gelişmesi Türkiye'de konunun birçok açıdan sağlıklı oluşması için şarttır.

Çeşitli açılardan ele alalım:

1Enerji dağıtım lisansı da olan şirket gruplarına bağlı şarj ağı işletmecilerine 'tekel' oluşturulması büyük sorundur. Bu şirketlerin çoğu yabancıların elindedir. Ve ayrıca suni taleplerle yapacakları trafo yatırımıyla da kamu zararı oluşturabileceklerdir.

2Tekelleşme oluştuğunda yerli ve yenilenebilir enerji ile 'ithalatı' sıfırladık, cari açığı kapattık diye sevinirken, kâr transferi ile milli ekonomiye başka bir zarar doğacaktır.

3Tüketici az seçenek ile fiyat tercihinde daralacak, hükümet ile elektrikli araç kullanıcısı rekabet yokluğu nedeniyle sıkça karşı karşıya gelecektir.

Gerekçeleri arttırabiliriz.

Türkiye, enerji dönüşümünde milli ekonomi açısından doğacak faydalar için hassastır.

Şarj ünitelerinin internete bağlı, gerekirse güvenlik kamerası ile donatılmış hali de binalarımıza ve caddelerimize yerleştireceklerimizin birer 'erişilebilir' aparat olduğunu da unutmamamız gerektirmektedir.