Eğitim ve kendimiz olmak -2-

Fuat Bol
Bugün
3

İnsan eğitimi ve idaresi en zor sanattır. Siyaset kelimesi bile seyislikten, yani at terbiyeciliğinden gelir. Ünlü şairimiz (Şeyh Galip) insanı ne güzel özetlemiş; 'zübde-i alem' yani bütün alemlerin özü, hakikati.

Evrende ne varsa, bunların hepsinden insanda bir numune vardır. En yüce yaratılışlı olan insanoğlu; bütün bu bağlılıklarından, bunlara olan muhtaçlığından dolayı cevheri olan aslını (ruhunu) unutmuş, nefsinin emrine girmiş ve aşağılıkların en aşağısı olmuştur.

Onu yaratan Cenabıhak, sonsuz merhametinden dolayı insanoğluna acımış ve bu halden kurtarmak için insana bahşetmiş olduğu akıl yanında dinleri ve peygamberleri göndererek insanı kendine çağırmıştır.

Dikkat edilirse; insan ruh halinde kalsaydı melekler gibi terakki edemezdi, aynı halde kalırdı. Ruhu nefisle imtihana tabi tutularak ilahi emre uyunca terakki etmiş, öyle ki bu yükselişle melekleri bile geride bırakarak eşrefi mahluk olmuştur.

Bedenle birleşen ruh (madde ile manayı, mekânlı ile mekânsızı, zamanlı ile zamansızı bir arada bulunduran Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun), cennetten dünyaya indirilen insan misali adeta hayattan koparılmış kamış gibi, asıl yurdunun özlemiyle inlemektedir.

Haberin Devamı

Nefsin esiri olan ruh (kalp), kendini dünya ve ahirette azaba uğratacak şeytan ve nefis yerine kendine dünya ve ahiretin sonsuz saadetini bahşeden peygamberleri (aleyhimüsselam) dinler ve onlara uyarsa, esaretten azat olur, kendine gelir, yükselir ve sevilenlerden olur.

Eğitimin manevi kısmını, ruhu (kalbi) unuttuğumuz, aç bıraktığımız gibi bedeni (nefsi) ise tıka basa doyurmaya çalıştık. Kalbi öldürdüğümüz gibi nefsi de doyuramadık. Zira nefsin arzuları bitmez, tükenmez ve doymazdır. Nefis bataklığı yedikçe, adım attıkça insanı batırır ve en sonunda helakine sebep olur.

Halbuki insanoğlunun eğitiminin temeli gönüllere dokunmaktır.

Yıkılmış, viran olmuş gönlün neresine dokunacaksın Ölmüş gönlün, çorak arazinin neresine sevgi tohumu ekeceksin

Bundan dolayıdır ki hastaya önce perhiz yaptırılır; ölü kalp de önce dirilecek, yani nefsin tasallutundan kurtulacak, mümbit hale getirilecek ve ancak bundan sonra aşı tutar hale gelir.