Düşmanın yeni hedefi: İslam ve Müslümanlar

Yazara göre ABD ile Sovyetler'den beri aynı oyun devam ediyor: düşman yaratıp sömürge kurma. Peki, terör örgütlerinin çeşitli devletlerce desteklenmesi bir komplonun parçası mı, yoksa çıkar ilişkilerinin doğal sonucu mu?

Fuat Bol
Bugün
4
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Soğuk Savaş'tan günümüze ABD'nin 'düşman yaratıp kontrol etme' stratejisinin devam ettiğini savunuyor. Bu iddiayı Komünizm'den İslam'a geçen ABD hedeflemesi ve terör örgütlerinin dış güçler tarafından kurulup kullanılması örnekleriyle destekliyor. Ancak, farklı devletlerin çeşitli gruplara desteği gerçekten koordineli bir strateji mi, yoksa bölgesel çıkarların çatışmasının sonucu mu?

Doksanlı yılların başında iki kutuplu olan dünyanın bir kutbu olan Sovyetler çöktü. Bu iki kutuptan biri Komünizm palavralarıyla, bir diğeri de sözde hürriyet ve demokrasi uyutmalarıyla dünya milletlerini sahip oldukları bütün değerleriyle soyup soğana çevirdiler.

Oyun çok açık ve netti; her iki ülkenin lideri, 2. Büyük Savaş'ın galipleri olarak Yalta'da bir araya gelip dünyayı paylaştılar. Tek amaçları tesir sahalarındaki ülkeleri 'uyduları' haline getirip sömürmekti.

Geniş halk kitlelerini uyutmak için giriştikleri psikolojik savaşlarda her türlü enstrümanı, özellikle de basını, sinemayı ve diğer propaganda vasıtalarını kullanarak beyinleri yıkadılar.

Malum, hiçbir ideoloji düşmansız yaşayamaz. 1945-1991 arasındaki dönemde, işte sözde birbirine düşman bu iki ideoloji arasındaki kayıkçı kavgasına soğuk savaş denilip insanlar uyutuldu.

En büyük bedeli bizim gibi güçsüz ülkeler ödedi. ABD'nin tesir sahasındaki ülkemiz için en büyük tehlike (öcü) Komünizmdi. Bunun için hemen her vilayette 'Komünizmle Mücadele Dernekleri' kuruldu. FETÖ iblisi de işte bu derneklerde bulundurularak ülkemizin başına bela edildi.

Haberin Devamı

Ülkeyi idare eden Amerikancı zihniyet (Celal Bayar ve onun müdavimleri), 'Komünizm bu kış gelebilir!' diyerek kitlelere korku salıyor ve böylece iktidarlarını sürdürüyorlardı.

1991'de Sovyetlerin çöküşünden sonra tek kutup kalan ABD'ye yeni düşman gerekti, çok geçmeden bu düşman bulunup ilan edildi: İslam ve Müslümanlar!

ABD eski Başkanı Bush, Irak'ta kimyasal silah yalanını uydurup, "Ya bizimlesiniz ya karşımızda!" diyerek yandaş ülkelerle Ortadoğu'ya çullanırken; baklayı ağzından çıkardı, açık seçik olarak ilan etti: "Bu bir Haçlı- Hilal savaşıdır" dedi.

Yeni düşmanın (İslam ve Müslümanlar) altyapısı seneler önce hazırlanmıştı. Afganistan'da Rusya'ya karşı savaştırılmak üzere kurulup geliştirilen sözde bütün İslami örgütler önceleri mücahit, bilahare terörist diye anılıp cephelere sürülecekti.

Tıpkı bugün DAEŞ'te (IŞİD) olduğu gibi. Halbuki DAEŞ'ı da kurup geliştiren kendileridir.