TÜRKİYE, geçtiğimiz günlerde Irak Başbakanı ve beraberindeki heyetin Ankara ziyaretini izledi. Kameralara yansıyan görüntülerde yalnızca diplomatik nezaket yoktu; devlet yönetiminin nasıl yapıldığına dair önemli ipuçları da vardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, yıllardır üzerinde çalışılan ve Türkiye'nin ekonomik ve jeopolitik geleceğini doğrudan ilgilendiren Kalkınma Yolu Projesi'nin her ayrıntısına hâkim olduğu görüldü. Basra Körfezi'nden başlayarak Irak üzerinden Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya uzanacak demiryolu ve otoyol koridoru; yalnızca bir ulaştırma yatırımı değildir. Bu proje, Süveyş Kanalı'na alternatif ticaret güzergâhlarından biri olabilecek, Türkiye'yi enerji, lojistik ve ticaret merkezi hâline getirebilecek stratejik bir adımdır.
Toplantıda yaşanan bir başka dikkat çekici an ise, Irak tarafındaki bazı çekincelerin ve itirazların Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuya hâkimiyeti karşısında nasıl etkisiz kaldığına dair kamuoyuna yansıyan görüntülerdi. Uluslararası ilişkilerde her ülkenin kendi çıkarını savunması doğaldır. Asıl önemli olan ise karşı masada oturan liderin, kendi ülkesinin çıkarını aynı kararlılıkla ve bilgiyle savunabilmesidir.
Haberin DevamıBurada mesele kişisel hayranlık ya da siyasi taraftarlık değildir.
Asıl soru şudur:
Bir lider, onlarca bakanlığın, yüzlerce kurumun ve binlerce bürokratın yürüttüğü projelerin ayrıntılarına nasıl bu kadar hâkim olabiliyor Daha önemlisi, bir fikri onlarca yıl boyunca takip ederek onu uluslararası bir anlaşmaya dönüştürebiliyor
Çünkü büyük projeler tesadüfen ortaya çıkmaz. Önce bir hayal kurulur.
Sonra o hayal bir stratejiye dönüşür.
Ardından kurumlar oluşturulur, finansman bulunur, ülkeler ikna edilir, diplomasi yürütülür ve yıllarca vazgeçilmeden takip edilir.
Hayali projeye, projeyi işe, işi de sonuca dönüştürmek; devlet yönetiminin en zor tarafıdır. Bugün Türkiye'de muhalefetin cevap vermesi gereken temel soru tam da budur.
Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, kendinize şu soruyu dürüstçe sorabiliyor musunuz
"Recep Tayyip Erdoğan sonrasında, Türkiye'de bu ölçekte proje tasarlayabilecek, projeyi uluslararası pazarlıklarda savunabilecek, onlarca yıl takip ederek sonuçlandırabilecek hangi lider var"
Bir isim söyleyin.
"Bizim adayımız daha çalışkan."
Haberin Devamı"Bizim adayımız daha üretken."
"Bizim adayımız daha vizyoner."
"Bizim adayımız daha iyi devlet yöneticisi."
Deyin.
Toplum da bunu değerlendirsin.
Fakat bunun yerine, yıllardır Türkiye'nin önüne konulan örneklerin önemli bir kısmı, büyük vizyon projeleri üretmek yerine mevcut projeleri durdurmayı vaat eden bir siyaset anlayışını temsil ediyor.
"Bunu yapmayalım."
"Şunu iptal edelim."
"Bu yatırım gereksiz."
"Bu kadar yol yapılmasına ihtiyaç yok."
Oysa kalkınma, yapılmayan projelerle değil; yapılan projelerle gerçekleşir.

24