Sayın Erdoğan ve başında bulunduğu AK Parti, 2002 yılında iktidara geldiğinde Türkiye ekonomisi felçti ve tam manasıyla IMF'nin kıskacındaydı. Önce Abdullah Gül, akabinde Erdoğan başbakanlık makamına oturdu, lakin Cumhurbaşkanlığı makamında AK Parti politikalarına şaşı bakan A. Necdet Sezer vardı.
Vesayetin temsilcisi gibi hareket eden Sezer, ne Abdullah Gül döneminde ve ne de Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde AK Parti hükümetlerinin çıkarmış olduğu hiçbir atama kararnamesini imzalamadı.
Dolayısıyla hükümet, Sezer döneminde hiçbir makama asaleten tayin yapamadı; yapılan bütün atamaları Sezer geri çevirdi. Dolayısıyla Sezer makamdan ayrılıncaya kadar devletin tüm kurum ve kuruluşlarındaki makamlar vekaleten idare edildi.
Sayın Erdoğan'ın bu çeyrek asırlık zaman zarfında taşıdığı yük ve verdiği mücadele gerçekten çok büyüktür. Her önüne gelen faninin altından kalkabileceği bir yük değildir. Dikkat edilirse Erdoğan'dan önceki hiçbir siyasi lider, böyle risk almadı ve böylesine devasa yüklerin altına girmedi, giremedi.
Düşünebiliyor musunuz; iç ve dış bütün vesayet odakları; ABD'si, AB'si, Cumhurbaşkanlığı, askeri ve başta yargı olmak üzere diğer bütün sivil bürokrasi, basın, terör örgütleri -PKK, YPG, PYD, FETÖ, DAEŞ vb.- ve bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de parti içindeki kimi hizip başları Abdüllatif Şener, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, FETÖ'cü milletvekilleri ve tabiatıyla başta CHP olmak üzere diğer muhalefet partileri...
Bu saydıklarımızın hepsini bir şekilde yenip tesirsiz hale getireceksiniz ki bu ülkede taş üstüne taş koyabilesiniz!
İşte Sayın Erdoğan, Allah'ın ve milletin yardımıyla bunu başardı, yani yukarıda sıraladığım bütün unsurları dize getirdi.
Önce onların kimisini yanına alarak (gözlerine toprak atarak), başta savunma sanayinde olmak üzere ülkenin alt ve üstyapısında dev hamlelere girişti. Düşmanlarının çoğunu birbirlerine kırdırarak elemine etti (saf dışı bıraktı veya tesirsiz hale getirdi).

3