Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Selçukluların ve Osmanlı Devleti'nin devamıdır.
Cumhuriyet ile birlikte rejim değiştirilmiştir. Sahip olduğumuz kurumlara (Danıştay, Polis Teşkilatı, Jandarma Teşkilatı, üniversiteler ve birçok eğitim kurumu vb.) bakın; hepsinin Cumhuriyet'ten önceki kuruluşlar olduğunu görürsünüz.
Yeni rejimle birlikte demokrasiye geçemedik; 27 yıl boyunca tek partili bir sistemle idare edildik. Gerçek manada çok partili sisteme geçtiğimiz tarih 1950'dir.
Rejim değişikliğini, önceki devletimiz olan Osmanlı'nın düvel-i muazzama (büyük devletler) ile 7 cephede çarpışıp ağır yenilgisinden, yani devlet ve millet olarak güç ve kuvvetten düştükten ve akabinde son bir çırpınışla gerçekleştirdiğimiz Kurtuluş Savaşı'ndan sonra gerçekleştirdik.
Osmanlı Meclis-i Mebusan'ı son toplantısında Misakımilli'yi kabul etmiş; Kurtuluş Savaşı da bu Milli Ant'taki hususları temin maksadıyla yapılmıştır. Bu savaşın bitiminde, yine düvel-i muazzama ile yapılan Lozan Antlaşması sonunda yeni devlet cumhuriyet rejimi olarak tanındı.
Haberin DevamıDedik ya devletler, güçleri oranında bağımsızdırlar. Kurtuluş Savaşı'ndan galip çıkmamıza rağmen, bir önceki savaşta (Birinci Cihan Harbi) yenilgimizin faturasını ödemek zorunda bırakıldık. Dolaysıyla Misakımilliyi kâmil manada kabul ettiremedik (Batı Trakya, Musul, Kerkük, Hatay vb. gibi).
Bir şey bütünüyle elde edilemiyorsa bütünüyle de terk edilmemelidir; yani elde kalanlarla şimdilik yetinilmiştir.
Bütün bunların neden ve nasıl olduklarını tartışmak tarihçilerin konusudur; biz burada yalnızca bir durum tespiti yapıyoruz. Demek oluyor ki o günkü bağımsızlık, o günkü güçlülük oranındaydı bugünün bağımsızlığı da bu günkü gücümüz oranındadır.
O gün savaştığımız büyük-küçük devletlerin birçoğu ile daha sonda dost ve hatta müttefik olduk; lakin geçen yüz yıllık süre boyunca dost ve müttefiklerimizden gerçek manada dostluk göremediğimiz gibi düşmanlığın envaiçeşidini gördük ve görmeye devam ediyoruz.
Mesela bizim ülkemizi 40 yıldır uğraştıran ve kaynaklarımızın büyük bölümünü ayırmak zorunda bırakıldığımız terörün arkasında hep bu dost bildiğimiz ve müttefik olduğumuz ülkeler var.

13